İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/12989 K.2013/14242

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2013/12989Karar2013/14242Tarih13 Haziran 2013Okuma6 dk · 1.229 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/12989 E., 2013/14242 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.229 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili davacının asıl işveren ASKİ Genel Müdürlüğü' nün Sökme Takma Şube Müdürlüğünde de ihale ile iş alan Orsis Mühendislik San. ve Tic. Paz. Ltd. Şti. ve Sancar İnşaat Doğalgaz Sistemleri Ltd. Şti. Ortaklığının çalışanı olarak Atölye Bölümü Gelen Evrak Kayıt Biriminde hizmet sözleşmesi ile çalışmakta iken iş sözleşmesinin 13 Ağustos 2012 tarihi itibariyle haklı ve geçerli bir sebep olmadan sözlü olarak feshedildiğini, davacının ASKİ Genel Müdürlüğündeki iş yerindeki işine iadesine, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmak üzere boşta geçen süre ücreti ve tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir

Davalı şirketler vekili cevaplarında; öncelikle davacının Belediyenin işçisi olduğunu ileri sürerek husumet itirazında bulunmuş, esasa ilişkin olarak davacı iddialarının yerinde olmadığını, iş ortaklığının hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının iş ortaklığı bünyesinde çalışmakta iken iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğini ve bünyesinde çalıştığı işverenin kendisine zorla ibraname imzalatmaya çalıştığı yönünde iftiralarda bulunduğunu, iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ASKİ vekili cevabında davacının davalı şirketlerin elemanı olduğunu belirterek husumet yönünden davanın reddini talep etmiş, esasa ilişkin olarak davacının iddiası aksine söz konusu çalışmanın belirli süreli iş sözleşmesi niteliğini arz ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

Karar davalı ASKİ Genel Müdürlüğü tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Mahkemece davalılar arasında yapılmış olan hizmet alım ihale sözleşmesinin konusu bir işin yaptırılması değil, personel işçi temini niteliğinde olduğundan 4857 sayılı iş Kanunu'nun 2/6. maddesine uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmadığından, davacının başlangıçtan itibaren, davalı ASKİ Genel Müdürlüğü’nün işçisi olduğunun kabulune, diğer davalılar Orsis Mühendislik, Sancar Ltd. Şti. ve Freza Ltd. Şti. aleyhine açtığı davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.

Dosya içeriğinden davacının 26.02.2005 tarihinden beri işi ihale ile alan alt işverenler nezdinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü işyerinde veri işlem operatörü olarak çalıştığı davalılardan Orsis Mühendislik San. Ltd. Şti. ve Sancar İnş. Doğalgaz Sis. Ltd.

Şti. iş ortaklığının 15.08.2012 tarihli fesih bildiriminde; kanuni hakları ödenmek kaydı ile iş sözleşmesinin derhal feshedildiğinin bildirildiği cevapta ise davacının iyiniyet kurallarına aykırı hareket ettiğini kendisine zorla ibraname imzalatılmak istendiği iddiasında bulunulduğunu, aslında sözleşmenin davacının tarafından feshedildiği de ileri sürülmüştür. Ancak olayda davacının da fesih tarihi ile aynı gün olan 15.08.2012 tarihli noterden çektiği ihtarında.

10.08.2012 tarihinde, hiçbir ödeme yapılmadan, bugüne kadar olan çalışmasından doğan tüm hak ve tazminatlarım aldığına dair ibraname imzalaması istenildiğini, davacının bu isteği kabul etmemesi üzerine 13.08.2012 tarihinde işten çıkarıldığının sözlü olarak kendisine bildirildiğini, ertesi gün işyerine gittiğinde yazılı bir fesih bildirimi yapılmadığını, asıl işveren ASKİ yetkililerinin “yüklenici firmanın kendisini çalıştırmak istemediğini ve iş sözleşmesine son verdiğini bu sebeple çalıştırılmasının mümkün olmadığını” bildirdiklerini, davacının da bu durumun tutanak altına alınmasını talep ettiğini,

ancak bu talebine cevap verilmeyince " iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız, sebepsiz ve usulsüz olarak sözlü şekilde feshedildiğini, bu güne kadar olan çalışmasını sürdürmek istediğini ve halen çalışmaya hazır olduğunu, şayet işine devam etmesi istenilmiyor ise çalışmasından kaynaklan tüm haklarının hesaplanarak kendisine ödenmesini'' talep ettiğini bildirmesine davacı tanıklarınında bu yöndeki iddiayı doğrulması ve davalılar tarafından başkaca haklı bir fesih sebebi de ortaya konulmadığından iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı bir sebebe dayanmadığına dair mahkeme tespiti yerindedir.

Diğer uyuşmazlık noktası ise davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesine bağlı işçi çalıştırılması hususunda muvazaa bulunup bulunmadığı konusundadır.

Alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlara göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir.

Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde kanun koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir. 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında tamamen aynı biçimde “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.

İşverenler arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinde bazı muvazaa kriterlerine yer verilmiştir.

Muvazaa Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi arzu etmedikleri görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir. Bundan başka 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 7. fıkrasında sözü edilen hususların adi kanuni karine olduğu ve aksinin kanıtlanmasının mümkün olduğu kabul edilmelidir.

5538 sayılı kanun ile 4857 sayılı Kanun’un 2. maddesine bazı fıkralar eklenmiş ve kamu kurum ve kuruluşlarıyla sermayesinin yarısından fazlasının kamuya ait olduğu ortaklıklara dair ayrık durumlar tanınmıştır. Ancak bu ayrık düzenleme muvazaa öğelerini tamamen ortadan da kaldırmamıştır. Bu tür kurum ve kuruluşların hizmetlerin görülmesi sebebiyle imzaladıkları hizmet alım sözleşmelerinin kanuni dayanaklarının bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmesi gerekir.

Dosya içeriğindeki hizmet alım sözleşmesi örneğine göre şirketlere ihale ile verilen işin mekanik aksamlı su sayaçlarının okuma, sökme, takma, açma, kapama, bildirim dağıtımı, emniyet kilidi takılması, online aktarım, abonelik yönetim sistemi işletimi ve barkod takılması konusunda olup, sözleşme içeriğinde her birim için kaç elemana ihtiyaç duyulduğu rakam ve görevleri ile birlikte ile tek tek sayıldığı, gerekli malzemelerin ve araçların da yüklenici tarafından karşılanacağının yazılı olduğu görüşmüştür.

Sözleşmenin bütününe göre verilen işin sadece isithdam sağlamaya yönelik olarak yorumlanması hatalı olmuştur. Yüklenici personelle birlikte araç ve malzemelerinde temininden de sorumlu tutulmuştur. Öte yandan hizmet alım sözleşmesi anılan kanuni düzenlemelerdeki unsurlar bulunmadığından muvazaalı kabul edilemeyecektir. Bu durumda davalı ASKİ Genel Müdürülüğünün baştan itibaren davacının işvereni kabul edilmesi hatalı olup bozma sebebidir.

Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda belirtilen sebeplerle;

1-)Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA

2-)a) Davanın kabulü ile işverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,

b)Davacının davalı Orsis Mühendislik San. Tic. Paz. Ltd. Şti., Sancar İnş. Doğalgaz Sistemleri Ltd. Şti. ve Firezza Gıda turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'lerine ait işyerine iadesine

c)Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücretinden tüm davalıların birlikte müteselsilen sorumlu olduklarının belirlenmesine

d)Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer hakların tüm davalılardan birlikte mütessilen tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğini belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,

e) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

f)Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.100,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

g)Davacı tarafından yapılan 336,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

4-)Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 13.06.2013 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/12989, K. 2013/14242, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12989
Karar No
2013/14242
Tarih
13 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/12989 K.2013/16767
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/12990 K.2013/17351
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/12990 K.2013/13178
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/12990 K.2013/21825
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/12991 K.2013/14702
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/12991 K.2013/17328

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.