KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/1348 E., 2013/1687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti :
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı Cevabının Özeti :
Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının kusurlu davranışları sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2-b, d, h maddeleri uyarınca feshedildiğini belirterek davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti :
Mahkemece, davacının çalıştığı işyerinde müdürü tarafından baskıya uğradığı tüm dosya kapsamından sabit olduğundan feshin geçersizliğine ve işe iade kararı verilmiştir.
Temyiz :
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe :
Somut olayda davacının iş sözleşmesinin sonlandırıldığı 20.08.2007 tarihli fesih bildiriminde “Davacının kurumun ön büro ve kat hizmetlerinde 01.05.2006 tarihinden itibaren çalıştığı, çalıştığı süreler içerisinde yapmış olduğunuz kusurlu davranışlarının tutanaklarla tespit edildiği, bu konuların Yönetim Kurulunca 20.08.2007 tarihinde toplanarak değerlendirildiği, bu kusurlu davranışlarından dolayı 4857 sayılı Kanun'un 25/2, b, d, h maddeleri uyarınca Yönetim Kurulunun 20.08.2007 tarih ve 300 sayılı kararı ile feshedildiği “bildirilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/332 esas ve 2010/442 esas sayılı kararı ile davacının işyeri müdürü ve müdür yardımcısına karşı 18.08.2007 tarihinde tehdit suçunu işlemiş olduğu sabit olup, davalı işverenin de fesih
hakkını 20.08.2007 tarihinde süresinde kullandığı anlaşıldığından, davalı işveren açısından iş sözleşmesinin feshinde 4857 sayılı Kanunu'nun 25/2-d maddesi uyarınca haklı sebep olduğu tartışmasızdır. Hal böyle olunca iş sözleşmesinin feshi haklı sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/1348, K. 2013/1687, 4 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama