İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/13500 K.2013/14532

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2013/13500Karar2013/14532Tarih17 Haziran 2013Okuma4 dk · 721 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/13500 E., 2013/14532 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Haziran 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

721 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı; davalı bankanın kredi kartları pazarlama gibi işleri Ltd.

Şti. nezdinde gösterilmek suretiyle 05.06.2008-01.11.2011 tarihleri arasında çalışmakta iken performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, ibraname ve istifa imzalamaması nedeniyle kendisine yazılı fesih bildirimi verilmediğini, delil olması amacı ile iş sözleşmesinin feshedildiği gün ÇSGB İzmir Bölge Müdürlüğüne başvurarak iş sözleşmesinin eylemli olarak feshedildiğini bildirdiğini, savunmasının alınmadığını, performans konusunda önceki tarihlerde verilmiş bir uyarı bulunmadığını, feshin yazılı şekil şartına da uyulmadığını, bu nedenlerle feshin geçersiz olduğunu,

işe girdiğinden bu yana davalı bankanın asıl işinde, kayden işverenler değişmesine rağmen çalışma şekli değişmeksizin çalıştığını, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını, bu nedenle asıl işveren olarak görülen davalı bankaya iadesi gerekliğini, bu talepleri kabul edilmediği taktirde taşeron şirkete iadesini talep ettiklerini iddia ederek feshin geçersizliği ile işe iadesine ise iade kararının hukuki sonuçlarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili: müvekkili banka ile diğer davalı şirket arasında 01.01.2010 tarihinde "kredi kartı ve bireysel bankacılık ürünleri talep toplama aktiviteleri hizmeti sözleşmesi" akdedildiğini. bu sözleşmenin 14/g maddesinde şirketin görevlendireceği personelin bizzat kendi personeli olacağı, sözleşme kapsamındaki işin münhasıran işçi çalıştırmasının söz konusu olmayacağı, aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını kabul ettiği, görevlendireceği personelin hiçbir zaman banka personeli olmadığı hususlarının belirtildiğini, bu şirketin işçilerini münhasıran bankada çalıştırmadığını, ücret, ihbar, kıdem tazminatı,

vergi, sigorta gibi işçilik ve özlük haklarının diğer davalı şirket tarafından üstlenildiğini ve karşılandığını, müvekkili bankanın davacıyı işten çıkarma yetkisi ve bunun sonucu işçilik haklarının ödenmesi sorumluluğu da bulunmadığını, feshe yetkisi olmayan müvekkili bankanın fesih hususunda bir bilgiye da sahip olmadığını ve dolayısı ile davanın süresinde açılıp açılmadığının da bilinmediğini.

19.10.2005 tarih ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa dayanılarak çıkarılan "Bankacıların Destek Hizmet Almalarına ve Bu Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 1. maddesine göre kredi kardan dahil bankaların dışardan alacaktan tüm pazarlama hizmetlerinin bankacılık asıl işlerinin dışında sayıldığını, bu yönetmelik hükümlerinin kapsamı dışında bırakıldığını, diğer davalı şirketle müvekkili arasında alt işveren ilişkinin varlığı kabul edilse bile davacının alt işveren işçisi olduğunu, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden,

feshin geçersizliği ve ise iade yükümlülüğünün de alt işverene ait bulunduğunu, asıl işverenin taraf sıfatı bulunmadığından işe iade yönünden yükümlülüğü da bulunmadığını, bu itibarla davacının müvekkili bankaya işe iadesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekliğini savunmuştur.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve bunun işçilik haklarına etkileri noktasında toplanmaktadır.

Alt işveren; bir iş yerinde yürütülen mal ve hizmet üretimine ilişkin asıl işin bir bölümünde veya yardımcı işlerde, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren alanlarda iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini, sadece bu iş yerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir. Alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir. Bu tanımlamalara göre asıl işveren - alt işveren ilişkisinin varlığından söz edebilmek için iki ayrı işverenin olması, mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı, işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş kapsamında çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekmektedir.

Alt işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlama olmasa da, asıl işin bir bölümünün teknolojik uzmanlık gerektirmesi zorunludur. 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinin sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilmesinde “işletmenin ve işin gereği” ile “teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” ölçütünün bir arada bulunması şarttır.

Yasanın 2 nci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler” sözcüklerine yer verilmiş olması bu gerekliliği ortaya koymaktadır.

Alt İşverenlik Yönetmeliğinin 11 inci maddesinde de yukarıdaki anlatımlara paralel biçimde, asıl işin bir bölümünün alt işverene verilebilmesi için “işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmesi” şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir.

Somut olayda, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ayrıca davalı şirketin aynı personelle aynı zamanda başka bankalara veya başka kurumlara da hizmet verip vermediği araştırılarak sonucuna göre davalı bankanın sorumluluğu hakkında karar verilmesi gerekmekte olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Bu nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/13500, K. 2013/14532, 17 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13500
Karar No
2013/14532
Tarih
17 Haziran 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/13500 K.2013/17306
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/13500 K.2013/12200
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/13501 K.2013/14533
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2013/13502 K.2013/16958
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/13502 K.2013/14393
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2013/13503 K.2013/17008

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.