KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/14384 E., 2013/15770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili müvekkilinin 1990 tarihinden 31.07.2012 tarihine kadar davalı işyerinde istatistik büro memuru ve müdür olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini, feshin geçerli olmadığını, davalı şirketin küçülme yerine büyüme yaptığını, yurtdışından firma satın alma yoluna gittiğini beyan ederek feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 2000'li yılların başlarından beri müvekkili şirketin bulunduğu pazarda rekabet yaşandığını, yaşanan rekabet nedeniyle davalı şirketin bazı önlemler almak durumunda kaldığını bu nedenle istihdam fazlalığı oluşturan çalışanların iş sözleşmelerinin feshedildiğini, davacının iş sözleşmesinin yeni organizasyon yapılanması nedeni ile feshedildiğini, feshin geçerli olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davalı işveren tarafından yapılan yeni organizasyon nedeni ile davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı ve personel fazlalığı oluştuğu ispat edilemediğindin feshin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının iş sözleşmesi yeni organizasyon yapılanması sebebiyle feshedilmişse de davalı işveren yeni organizasyon yapılanmasına gittiğini ve personel fazlası meydana geldiğini ispatlayamamıştır. Mahkemece işe iadeye karar verilmesi doğrudur. Ancak; davacı, davalı işyerinde 11.04.2008-31.07.2012 tarihleri arasında çalışmış olup bu hususta taraflar arasında anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davacının, davalı işyerinde çalışma süresi dört yıl üç ay yirmi gündür.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Hal böyleyken mahkemece davacıya işe başlatmama tazminatı olarak davacının altı aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Davacının kıdemine göre işe başlatmama tazminatının işçinin dört aylık ücreti tutarında tespit edilmesi yeterlidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/14384, K. 2013/15770, 27 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama