KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1480 E., 2013/30006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacılar vekili, 10.07.2010 ödeme tarihli ve 4.400,00 TL bedelli senedin işçilik alacaklarına karşılık olarak davalı işçiye verildiğini, işçi tarafından senedin icra takibine konulduğunu, ancak 14.07.2010 tarihinde davalı işçiye senede karşılık 2.000,00 TL ödendiğini, bu sebeple 4.400,00 TL bedelli senedin 2.000,00 TL'sinden borçlu olmadıklarının tespiti ile haksız ve kötüniyetli olarak yapılan takip nedeniyle %40 kötüniyet tazminatının hüküm altına alınmasını istemiştir. Yargılama sırasında senede ilişkin borcun tamamı ödendiğinden davacılar davayı istirdat davasına dönüştürmüşlerdir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işçi, fesihte davacı işverenden alacağı miktarın daha fazla olduğunu, ancak 4.400,00 TL'sinin senede bağlandığını, senette yazan miktar dışında ücret alacağı da bulunduğunu, bahsi geçen 2.000,00 TL'nin ücret alacağına mahsuben alındığını, 14.07.2010 tarihli belge düzenlenirken asıl alacakları 7.300,00 TL olduğundan alınan 2.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.300,00 TL yazılmak istendiğini, ancak işverence üzeri çizdirilerek 4.400,00 TL yazdırıldığını, 2.000,00 TL ödemenin senede ilişkin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacılar temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 14.07.2010 tarihli ödemenin 10.07.2010 ödeme tarihli ve 4.400,00 TL bedelli senet borcuna ilişkin olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işçinin davacı şirketteki işinden ayrılışı sırasında imzalayarak işverene verdiği 01.02.2010 tarihli ibraname ile kıdem ve ihbar tazminatına karşılık 4.400,00 TL ödeme aldığını belirttiği, 4.400,00 TL bedelli ve 10.07.2010 ödeme tarihli senedin 10.04.2010 tarihinde ... tarafından lehtar ... şirketine keşide edildiği, şirketin de senedi davalıya ciro ettiği, davalının 20.12.2010 tarihinde senedi icra takibine koyduğu,
14.07.2010 tarihli el yazısı ile davalı tarafından yazılarak imzalanan belgede “...' ndan 10.07.2010 vadeli 4.400,00 TL tutarlı senet tahtında mevcut alacağıma mahsuben 2.000,00 TL aldım ... ....
14.07.2010” yazdığı, miktarın 5.300,00 TL olarak yazılmış olup sonradan düzeltildiğinin anlaşıldığı, yine davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı tarafından el yazısı ile yazılıp imzalandığı anlaşılan yazıda 05.02.2010'da 300,00 TL, 12.02.2010'da 500,00 TL ve 20.02.2010'da 340,00 TL yazmakta olup altına da el yazısı ile “21.01.2010 tarihine kadar maaş alacağım yoktur” yazılıp imzalandığı, yargılama sırasında dava konusu senet bedelinin tamamının icra takibi ile davacı tarafça davalı işçiye ödendiği ve bu sebeple davanın istirdat davasına dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
01.02.2010 tarihi ibranamede yazan 4.400,00 TL'lik miktar için davalıya işverence senet verildiği, senedin ödeme tarihinden 4 gün sonra yani 14.07.2010 tarihinde davalı tarafından imzalanarak işverene verilen belge ile senet borcuna mahsuben 2.000,00 TL alındığı ve yine 21.01.2010 tarihinde imzalanarak işverene verilen belgede de o tarihe kadar ücret alacağı bulunmadığı belirtildiğine göre, 14.07.2010 tarihinde yapılan ödemenin dava konusu senede ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı bilirkişi raporuna dayanılarak reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/1480, K. 2013/30006, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama