KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/1496 E., 2013/30168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.12.2013 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davalı işveren vekili, müvekkili şirketin müşterilerine ücret karşılığı uçak bileti temin eden ve çeşitli yurt içi ve yurt dışı turizm organizasyonlarını düzenleyen bir şirket olduğunu, şirkette bireysel satış direktörü olarak çalışan davalının kural dışı uygulamalarıyla toplam 46.778,69 TL zarara sebebiyet verdiğini ileri sürerek uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin amirlerinin ... ve talimatları doğrultusunda iş yaptığını, satış bedelini tahsil etmek gibi bir görevinin bulunmadığını, kasıtlı olarak görevini ihmal ve dikkatsizlik yapmadığını, işyerini zarara uğratmadığını belirterek davanın reddine karar verimesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dava konusu işyerinde satış bedelini tahsil etme sorumluluğunun muhasebe ve hukuk servisine ait olduğu, davalının sadece satıştan sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına ve tanık anlatımlarına göre davalının satış direktörü olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı şirketin iddia ettiği şekilde bir zararının bulunup bulunmadığı ve zararın oluşumunda davacının kusurlu bir davranışının olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
İş sözleşmesi taraflarının diğer tarafın çıkarını koruma borcu bulunmaktadır. İşçi için bu borç sadakat borcu olarak ifade edilmektedir. İşçi, işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcu altındadır. İşçinin sadakat borcuna aykırı davranışı, iş görme borcunun ihlalini ifade eder ve işçi, işverenin zararından sorumlu olur.
Somut olayda iş sözleşmesi devam ederken davacı işverence kredili satış yaptığı için davalının 23.11.2008 tarihinde yazılı olarak uyarıldığı, iş sözleşmesi sona erdikten sonra 20.11.2009 ve 18.12.2009 tarihli ihtarnamelerde de yine satışların peşin nakit, kredi kartı veya banka havalesi alınmadan yapılması nedeniyle zarar doğduğu ileri sürülmüştür.
Mahkemece iki avukat ve bir yöneticiden oluşan üç kişilik bilirkişiden rapor alınmış ve rapor doğrultusunda karar verildiği dosyadan anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümüne uygun bir bilirkişi heyeti kurulmadığı gibi, alınan bilirkişi kurulu raporunda satış ekibinin tahsilatta görevli olmadığının kabul edilmesi durumunda davanın reddi gerekeceği, aksi görüşün kabulü halinde ise davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Görüldüğü gibi raporda bir zarar tespiti bulunmadığı gibi, satışın işyeri kurallarına aykırı yapılmasından dolayı zarar doğduğuna yönelik işverenin iddiası da irdelenmemiştir. Varsa zararın, satışın kurallara aykırı yapılmasından mı yoksa satış bedellerinin tahsilinde hatalı davranışlardan mı kaynaklandığı araştırılmamıştır. Bu nedenle sözü edilen rapora göre sonuca gidilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacı işveren tarafından iddia edilen zarar bilet satışı ile ilgili olup, öncelikle zararın bulunup bulunmadığı, ne şekilde ortaya çıktığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmeli, zarardan satış direktörü olarak çalışan davacının sorumlu olup olmadığı ve varsa kusuruna isabet eden zarar miktarı tespit edilerek dava konusu tazminat istemi hakkında bir karar verilmelidir.
Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği kanaati ile Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyoruz.24.12.2013
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/1496, K. 2013/30168, 24 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama