KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/16583 E., 2014/24413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 21/03/2013
- Numarası
- 2010/1083-2013/202
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı M.. I.. ve Y.. I.. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde inşaat işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek, müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının kendi isteği ile ayrıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı M.. I.. ve Y.. I.. vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi uyuşmazlık konusudur. Davacı, işverence 10.07.2010 tarihinde işverence çıkarıldığını iddia etmiş, davalılar ise işçinin kendi isteği ile işi bıraktığını savunarak 01.08.2010 tarihli ibranameye dayanmıştır. Mahkemece, işçinin fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi sebebine dayalı olarak sözleşmeyi haklı feshettiği gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre, yargılama sırasında dinlenen davacı şahidinin fesihle ilgili bilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı şahitleri ise kendi isteği ile ayrıldığını beyan etmiştir. Şahit beyanları yanında sözkonusu ibraname ile aynı tarihli belgede davacının Sosyal Güvenlik Kurumu çıkışının kendisi tarafından kuruma bildirildiğine dair kabulü de dikkate alındığında, iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği, feshin haklı sebebe dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/16583, K. 2014/24413, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama