KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/17059 E., 2013/18871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile izin, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının yıllık izin bitiminde işe başlamadığını, işçi feshinin haklı olmadığını, işçinin kendilerine ihbar tazminatı ödemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve kanuni düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca kanuni unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda; mahkemece, davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının hangi gerekçe ile reddediliği, 16.07.2010 havale tarihli kök rapor ve 17.03.2011 tarihli ek rapordan hangisine itibar edildiği ve hangi hesaplamanın hükme esas alındığı, kabul edilen taleplerin hangi gerekçe ile kabul edildiği tartışılıp açıklanmamıştır. Mahkeme hükmünün gerekçesinin açıklanmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-6100 sayılı Kanun'un 297/2. maddesinde “(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece; davalı tarafından davacı aleyhine ihbar tazminatına yönelik karşı dava hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Davalının ihbar tazminatı alacağı talebi hakkında hüküm kurulmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-16.07.2010 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağı 15.890,31 TL olarak, 17.03.2011 tarihli ek raporda ise 9.038,90 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece, davacının fazla çalışma alacağının 10.986,46 TL olarak belirlendiği ve bundan %30 hakkaniyet indirimi yapıldığında 7.690,09 TL fazla çalışma alacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece 10.986,46 TL alacak miktarının ne şekilde hesaplandığı ve hangi raporun esas alındığı denetlenemediğinden bozma nedeni yapılması gerekmiştir.
4-Davacı genel tatil alacağını 860,54 TL olarak ıslah etmiş olmasına rağmen mahkemece, %30 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra talep aşılmak sureti ile 1.015,09 TL genel tatil alacağına hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/17059, K. 2013/18871, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama