KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/18196 E., 2014/28799 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 21/05/2013
- Numarası
- 2011/105-2013/549
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait işyerinde makine ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep olmaksızın feshedildiğini belirterek, müvekkilinin ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekilleri, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, istekler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkemece taraf vekillerinin yüzüne karşı tefhim edilen kısa kararda 362,17 TL ulusal bayram genel tatil ücreti hüküm altına alınmış iken, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “362,17 TL brüt resmi bayram ve genel tatil ücret alacağı olmak üzere toplam 557,59 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine” denilmiş olup, bu 557,59 TL’nin nereden kaynaklandığı anlaşılamamaktadır. Tefhim edilen kısa kararla gerekçeli karar farklı olup, bu çelişki Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 10.04.1992 tarihli 1991/7 esas,1992/4 sayılı kararı gereğince bozma sebebidir.
Ayrıca hangi davalının alacaklardan sorumlu tutulduğu da net olmadığından, kısa kararda ve gerekçeli kararda hüküm fıkrasının yazılış şeklinin Anayasa’nın 141. ve karar tarihinde yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi ile 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294/3., 297. ve 298/2. maddelerine aykırı olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/18196, K. 2014/28799, 23 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama