KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/18415 E., 2014/30050 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 16. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 29/03/2013
- Numarası
- 2011/866-2013/135
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesini ödenmeyen işçilik alacakları sebebi ile haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde, 5.000,00 TL kıdem tazminatı, 14.000,00 TL fazla çalışma ve 500,00 TL genel tatil alacağı talebinde bulunmuş olup; bilirkişi tarafından 5.514,20 TL kıdem tazminatı, 8.515,82 TL fazla çalışma ve 466,68 TL genel tatil alacağı hesaplanmıştır. Davacı vekili davayı ıslah etmemiştir. Mahkemece 5.000,00 TL kıdem tazminatı, 1/3 takdiri indirimle 5.677,21 TL fazla çalışma ve yine 1/3 indirimle 311,12 TL genel tatil alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dairemizce; fazla çalışma asıl alacaktan yapılan indirimlerden reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir. Mahkemece takdiri indirim sebebi ile reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli ise de; hakkaniyet indirimi dışında reddedilen miktarlar üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/18415, K. 2014/30050, 3 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama