KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/18857 E., 2013/18562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının kıdem ve ihbar tazminatını aldığından artık sözleşmeyi devam ettirme iradesi kalmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece muhasebeci olan davacının imzaladığı ibranamenin ne anlama geldiğini bilecek durumda olması karşısında sözleşmenin taraflarca ikale ile sonlandırıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı iş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatin sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda mahkemece ikale ile sözleşmenin sona erdirildiği konusunda 22.08.2012 tarihli ibraname başlıklı belgeye dayanılmıştır. Bu belge içeriğinde davcının işçilik alacaklarını aldığı davalı işvereni ibra ettiği yazılıdır.
Dosya kapsamında sözleşmenin işçi tarafından feshedilmek istendiği hususunda hiçbir delil olmadığı gibi insan kaynakları bölümü çalışanı olan davalı tanıkları davacının işyerinde uyum sorunu yaşadığından yönetim tarafından çıkışına karar verildiği ve tüm haklarının ödenmesi konusunda anlaştıklarını bildirdikleri görülmüştür Bu durumda iş sözlemesinin feshedilmesi konusundaki icabın işverenden geldiği açıktır.
İş sözleşmesinin işveren tarafından yapılan icap üzerine ikale ile sonlandırılması halinde işçiye makul bir yararın sağlanması zorunlu olup somut olayda davacıya yapılan makul yarar sözkonusu olmadığından ikalenin geçersiz olduğu ve davacının işe iadesi isteğinin kabulü yerine davanın reddine arar verilmesi bozma nedenidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/18857, K. 2013/18562, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama