KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/20236 E., 2013/19773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hasta olduğundan bahisle müvekkili işverene sağlık raporu sunduğunu, sağlık raporunun dair olduğu tarihlerde ise bir başka işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davalı işverenin iş sözleşmesini geçerli veya haklı sebeple feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere, kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde hemşire olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 05.05.2011-09.05.2011, 10.05.2011-14.05.2011, 14.05.2011-18.05.2011 tarihleri arasında üç adet sağlık raporu alarak davalı işverene sunmasına rağmen, bu tarihlerde, dava dışı Global Bilgi Pazarlama Danışma ve Çağrı Servisi Hiz A.Ş.'ye ait işyerinde çalıştığının tespit edildiği
gerekçesi gösterilerek haklı sebep iddiasıyla feshedilmiştir. Dava dilekçesinde ise, davacının fesih bildiriminde gösterilen tarihlerde raporlu olduğu ve raporlu olduğu bu tarihlerde herhangi bir işyerinde çalışmadığı iddia edilmiştir. Davacıya ait hizmet döküm cetvelinde, davacının anılan tarihlerde dava dışı Acıbadem Mob. Sağ. Hizm. A.Ş. işçisi olarak çalışması kayıtlıdır. Mahkemece, dava dışı Global Bilgi Paz.
Danışma ve Çağrı Servisi Hiz A.Ş'den celp edilen işyeri turnike giriş çıkış kayıtlarının incelenmesinden de, davacının kayden dava dışı Acıbadem Mob. Sağ. Hizm. A.Ş. işçisi olarak, 5-11-12-13-15-16-17.05.2011 tarihlerinde belli saat aralıklarında dava dışı Global A.Ş. işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı şahidi anılan tarihlerde davacının dava dışı işyerinde çalışmadığını, fakat davacıya ait işe giriş ve çıkışlarda kullanılan kartın kendisi tarafından kullanıldığını beyan etmiş; davacı vekilince de davacının anılan tarihlerde çalışmasının olmadığına ilişkin Acıbadem Mob. Sağ. Hizm.
A.Ş. kaşe ve imzalı 28.02.2012 tarihli yazı sunulmuş ise de, yazılı delil niteliğindeki turnike giriş çıkış kayıtları karşısında, anılan şahit beyanına ve 28.02.2012 tarihli yazıya itibar edilemez. Anılan sebeplerle, yazılı fesih bildiriminde gösterilen işçi davranışı davalı işverence ispatlanmıştır.
İşçinin bu davranışı doğruluk ve bağlılığa aykırı olup, fesih 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e. maddesi uyarınca haklı sebebe dayandığından davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/20236, K. 2013/19773, 24 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama