KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/21848 E., 2014/32823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 07/05/2013
- Numarası
- 2013/917-2013/280
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesini alacaklarının ödenmemesi üzerine haklı sebeple feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı asil, davacının başka bir iş bulması sebebiyle işi bıraktığını, herhangi bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Somut olayda, davacı ücretinin zamanında ödenmediği gerekçesi ile iş sözleşmesini haklı sebeple sona erdirdiğini ileri sürmüştür. Davacı, genel tatillerde ve haftalık normal çalışma süresinden daha fazla çalıştığını ispatladığından mahkemece fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne karar verilmiştir. Bu sebeple ispatlanan fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının ödenmemesi sebebiyle, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı olarak sona erdirildiği kabul edilmelidir. Davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
3-Hüküm kurulan alacak isteklerine uygulanan faizin başlangıç tarihleri konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı davalıyı dava tarihi itibarıyla temerrüde düşürmüştür. Hüküm kurulan alacaklara, dava dilekçesinde istenen miktarlar için dava tarihinden itibaren, ıslah dilekçesi ile arttırılan miktarlara ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/21848, K. 2014/32823, 20 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama