KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/23384 E., 2013/28423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı ... davalı 1- ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. 2- Kredi ve Yurtlar Kurumu Müdürlüğü avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı veya geçerli nedenle feshedildiği ispat edilmediğinden ve davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu anlaşıldığından davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir
Temyiz:
Kararı davacı ... davalılar 1- ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. 2- Kredi ve Yurtlar Kurumu Müdürlüğü avukatları temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı Kanun ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ... ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı işverence feshin haklı veya geçerli nedene dayandığı kanıtlanmadığından feshin geçersizliğine karar verilmiş olmasında mevcut dosya kapsamı ve delil durumuna göre isabetsizlik bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğu sabittir. Ancak mahkemece kurulan hükümde davacının işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmişse de davacının hangi işveren nezdinde işe iadesine karar verildiği ve davalıların işe iadenin mali sonuçlarına dair sorumlulukları hükümden anlaşılamamaktadır. Bu nedenle yukarıda belirtildiği gibi davacının alt işveren olan ...
Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd.Şti.'ne işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken davacının hangi işverene iade edildiğinin ve davalıların işe iadenin mali sonuçlarına dair sorumluluklarının kararda belirtilmemiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/23384, K. 2013/28423, 6 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama