KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/25000 E., 2014/35417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Bakırköy 15. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2013
- Numarası
- 2011/1574-2013/255
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesiniş talep etmiştir.
Davalı, davacının birçok kez uyarılmasına rağmen işverence düzenlenen eğitim programına katılmadığını ve işyeri disiplinini bozduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının katılması zorunlu olduğu halde işyerinde verilen eğitime katılmadığı, kendisine yapılan tebligata rağmen aynı tavrı sürdürdüğü ve ısrarcı olduğu, iş ilişkisinin işveren açısından çekilmez hale geldiği, bu nedenle iş akdinin haklı olarak fesh edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğinden, 24.09.2008 tarihinden beri davalıya ait iş yerinde güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin 31.12.2010 tarihli fesih bildirimi ile şirket kurallarına uymadığı, disiplinsiz davranışlarınızdan dolayı iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25-II (h ve ı) bendine göre tazminatsız olarak tek taraflı feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, çalışma süresince işverenin verdiği talimatlara aykırı şekilde mesleki eğitim faaliyetine katılmadığı anlaşılmaktadır. İşverence fesih nedeni yapılan bu davranışları, eğitimin mesai saatleri dışında herhangi bir ücret ödemesi yapılmaksızın verildiği nazara alındığında, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektirecek ağırlıkta olmadığı, ancak işyerindeki çalışma düzenini bozucu nitelikte olması nedeniyle fesih için geçerli neden teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Bu durumda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı nazara alınarak talep konusu alacakların hüküm altına alınması gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/25000, K. 2014/35417, 12 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama