KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/25091 E., 2013/30068 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin, resmi ... tatili ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararı davacı vekili temyiz etmiş ise de davacı vekili 09.12.2013 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. ve devamı maddeleri uyarınca davayı sonuçlandıran usulü bir işlemdir ve 311. maddesinin ilk cümlesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtilmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Temyiz edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür.
Somut olayda, vekaletnamesinde davadan feragate yetkisi bulunan davacı vekili, davadan feragat ettiğini açıkça ve şartsız olarak bildirdiğinden, bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
Yargıtay İçtihatların Birleştirilmesi Büyük Genel Kurulu'nun 11.04.1940 tarihli ve 1939/15 esas, 1940/70 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.10.2012 tarihli, 2012/17-429 esas, 2012/679 kararı uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelenmesine usulen engel oluşturan bu durumun mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için hükmün bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY
Davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınması talebiyle açtığı davada mahkemece isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz aşamasında davacı vekili davadan feragat ettiğine dair dilekçe vermiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307 ve devamı maddelerine göre feragat, davaya son veren taraf işlemidir. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur ve hükmün yerine geçer. Aynı Kanunun 310.maddesinde feragatin hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmektedir. Söz konusu işlem, davaya kendiliğinden son verir ve maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm ise yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereken olumsuz bir dava şartıdır. Dava kesin hükme bağlanmışsa aynı dosya için artık temyiz incelemesi yapılmasını gerektiren bir kararın varlığından söz edilemez. Dosyanın mahkemesine iadesi gerekir.
6100 Hukuk Muhakemeleri Kanununun 118 inci maddesinin ikinci fıkrası, 317 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 386 ncı maddesi, 445 inci maddesinin beşinci fıkrası ve 449 uncu maddesine dayanılarak çıkarılan ve 03.04.2012 tarih ve 28253 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 57.maddesinde “Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hâkim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir.
Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez” kuralına yer verilerek bu konuda yapılması gereken işlem açıkça gösterilmiştir. Hal böyle olunca, davadan feragat nedeniyle dosyanın hiçbir işlem yapılmadan mahkemesine iadesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılamıyorum. 23.12.2013
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/25091, K. 2013/30068, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama