KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/25273 E., 2014/35302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Ankara 11. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 19/03/2013
- Numarası
- 2011/1099-2013/355
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 09.08.2011 tarihli ihtarnamesinde 22.05.2007 tarihinde kendi isteği ile ayrılmış gibi görünse de aslında yoğun çalışma temposu ve buna bağlı psikolojik sorun yaşadığını, bu sebeple iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 22.05.2007 tarihinde başka bankada daha yüksek ücret ile iş teklifi aldığı için istifa ederek ayrıldığını, aradan dörtbuçuk yıl geçtikten sonra yoğun çalışma ve baskı iddialarının anlaşılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı bir sebebe dayanmadan ve bildirim süresi tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer.
Somut olayda davacı, iş sözleşmesini istifa dilekçesi vererek 22.05.2007 tarihinde sonlandırmıştır. Ancak aradan dörtbuçuk yıl geçtikten sonra iş bu davayı açarak istifa dilekçesinin gerçek iradesini yansıtmadığını ileri sürmüştür. Davalı bankadan ayrıldıktan iki gün sonra başka bir iş yerine girmesi, davacının başka bir işe girme amacı ile istifa ettiği savunmasını doğrulamaktadır. Dosya kapsamına göre davacının serbest iradesi ile hareket ederek işyerinden ayrıldığı anlaşıldığından, mahkemece istifaya değer verilerek kıdem tazminatının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/25273, K. 2014/35302, 11 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama