KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/25332 E., 2015/4107 K.·Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, asgari geçim indirimi, ulusal bayram ve genel tatil ile fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesi haklı sebep olmaksızın feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı tazminatı ile asgari geçim indirimi, resmi tatil, fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini beyanla alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece iş sözleşmesinin geçersiz olarak sona erdirildiği kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davacının dava konusu ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi, resmi tatil, fazla mesai ve yıllık ücretli izin alacağı için ıslahla artırılan kısım adına davacının davayı ıslahı ile talep ettiği miktarlara ve bu tarihinden itibaren faize hükmedilmiş, ancak mahkemenin 20.02.2013 tarihli celsesinde davacı tarafa ıslahta bulunması için on günlük süre verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 180. ve devamı maddelerinde değinilen "ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir." hükmü gözönüne alınmakla 08.04.2013 tarihinde ıslah harcı ve havale tarihli dilekçe ile gerçekleştirmiş olduğu ıslah iradesi süresinde yapılmadığından dikkate alınmaması gerekmektedir.
Bu husus gözönüne alınmadan ve usulüne uygun gerçekleştirilmiş bir ıslah iradesi bulunmadan ıslahta bildirilen talep ve faizin kabulü ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
...
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/25332, K. 2015/4107, 9 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama