KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/26895 E., 2014/36053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Ankara 10. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 11/06/2013
- Numarası
- 2012/608-2013/718
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette mağaza görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ücretinin asgari ücret olduğunu, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, sonra çalışması olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kıdem ve ihbar tazminatına esas çalışma süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır.
Somut olayda; davacının 26.02.2009 tarihinde işyerinde çalışmaya başladığı, 15.03.2011 tarihinde iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle davacı tarafından sona erdirildiği ve davacıya bu dönem çalışması için 1.619,34 TL kıdem tazminatının 20.04.2012 günü ödendiği emeklilik dilekçesi, banka kaydı ile ibraname belgesinden anlaşılmaktadır. Davacının bundan sonraki çalışması ise yeni bir iş sözleşmesine dayalıdır. Bu sebeple davacının kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanırken 26.02.2009-15.03.2011 tarihleri arasındaki ilk dönem ile 16.03.2011-09.05.2012 tarihleri arasındaki ikinci dönemin ayrılarak değerlendirilmesi gerekirken bunun yapılmaması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/26895, K. 2014/36053, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama