KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/30027 E., 2013/25648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Dava
- Davacı, sendikalaşma sürecindeki sakatlanan iradeyi fiili karinelerin görünür kıldığını ifade ederek istifaların baskı altında alındığını ve geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı şirket işyerinde işçilerin baskı ile davacı sendikadan istifa ettirildiklerini, yetki için 04.05.2012 tarihinde başvuruda bulunulacağını, işçilerin 20 Nisan’dan itibaren davacı sendikadan zorla istifa etmeye başladıklarını, istifa eden üyelerin ancak bir ay sonra istifalarının hüküm ve sonuç doğuracağını, baskı ile alınan istifaların geçersizliğinin tespitinde hukuki yararlarının olduğunu, iç hukuk haline gelen ... sözleşmelerinin işverenlerin sendikal özgürlüğe açıkça müdahalesini yasakladığını, sendikalaşma sürecindeki sakatlanan iradeyi fiili karinelerin görünür kıldığını ifade ederek istifaların baskı altında alındığının ve geçersiz olduğunun tespitini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili; davalı şirketin diğer taraflar arasındaki yetki mücadelesinin dışında olduğunu, neden davalı olarak gösterildiğinin anlaşılamadığını, davacı sendikadan yaşanan istifaların davalı şirketle bir ilgisinin olmadığını, istifaların noterlik işlemi ile gerçekleştirildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, işyerinde yapılan toplantıların rutin olduğunu, müvekkili şirketin husumete ehil olmadığını, dava dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119’daki şartları taşımadığını, davacı sendikanın bu davayı açmakta yetki ve ehliyeti de olmadığını, davacı sendikanın ...
Cumhuriyet Başsavcılığına aynı konuda şikayette bulunulduğunu, ses kaydı var ve aleyhe ise izinsiz kaydedilmiş olacağından delil niteliği taşımayacağını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, sonuç ve istem kısmının davacıya açıklattırılması gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı sendika vekili; noter huzurunda düzenlenen belgelerin resmi belge niteliği taşıdığını ve bunlar aleyhine ancak sahtecilik davası açılabileceğini, davacı sendikanın bu davda taraf ehliyeti olmadığını, davanın da baskı uygulayan kişiye karşı açılması gerektiğini, davacı sendikanın hukuki yararı olmadığını, yüzlerce kişiye baskı uygulanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, sendikanın hiçbir şekilde işçiler üzerinde baskı yaptığına ilişkin delil bulunmadığı, aksine işçilerin aldığı kararlara karşı saygı duyulacağı noktasında söylemler bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı tarafından ileri sürülen iddialar yetki tespitine itirazda tartışılıp değerlendirilmelidir. Davalı şirket işyerine ilişkin yetki tespitine itirazın ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2013/7669 esas ve 2013/24930 karar sayılı kararla bozulduğu ve mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Temyiz incelemesi yapılan bu dosyanın söz konusu yetki tespitine itiraz dosyasıyla birleştirilerek o dosya üzerinden birlikte görülmesi gerekirken bunun yapılmaması hatalıdır.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/30027, K. 2013/25648, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama