KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/30751 E., 2015/2420 K.·Avukat .... Adına Vekili Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2015 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları istemiştir.
Davalı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gcrcktirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davacının dava konusu ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağı için dava tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürmediği ve anılan alacakları da belirsiz alacak davası olarak açmadığı halde, hüküm altına alınan ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ıslahla arttırılan kısımları için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
./..
- 2 -
.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/30751, K. 2015/2420, 3 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama