KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/31026 E., 2015/5448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette traktör şoförü olarak çalıştığını, emekli olması sebebiyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiğini iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini emeklilik sebebiyle haklı sebeple feshettiği diğer taleplerine ilişkin alacaklarının da olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... Başkanlğı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinin 2. fıkrasına göre, “Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.” denilmektedir.
Somut olayda davacı tarafından 04.07.2012 tarihinde ıslah işlemi yapılarak talepleri artırılmıştır. Ancak ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği görülmektedir. Islah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilerek ıslaha karşı savunmaları dinlendikten sonra talepler hakkında karar verilmesi gerekirken bunun yapılmaması isabetsizdir.
3-Diğer davacının kıdemine göre hak kazandığı yıllık izin süresi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca altı yıllık kıdemi olduğundan doksan gündür. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda kanuni dayanağı olmadığı halde hafta tatilleri de eklenerek yıllık izin süresinin yüziki gün bulunduğu görülmektedir. Hafta tatillerinin dikkate alındığı durum yıllık izin kullanımı sırasında olup hafta tatilleri ile yıllık izinler iç içe geçemez.
Hafta tatilleri denk gelen izin süreleri hafta tatili süresince uzar (İş K. m. 56/5). Yoksa yıllık izin ücreti hesaplanırken kanunda öngörülen izin süresinin üzerine hafta tatilleri eklenemez. Somut olayda yıllık izin süresinin artırılmasına ilişkin toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi gibi sözleşmesel kaynak da bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece fazladan yıllık izin ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/31026, K. 2015/5448, 18 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama