KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/31362 E., 2013/29034 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir neden olmaksızın feshediliğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını ve hafta tatilinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ve hafta tatili çalışmasının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili çalışmasının bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili çalışması olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve hafta tatili çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma ve hafta tatili çalışması yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma ve hafta tatili çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ile genel tatil ve hafta tatili çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma ve hafta tatili çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacı hafta tatillerinde çalıştığını iddia ederek hafta tatili alacağı talep etmiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bu talebine göre salt davacı tanık beyanlarına dayanılarak hafta tatili alacağı hesaplanmıştır. Duruşmada dinlenen davacı tanıkları işten ayrılmış ve birbirleriyle menfaat birliği içerisinde olan kişilerdir. Davalı işyerinde çalışan davalı tanıkları ise işyerinde haftada bir gün izin kullanıldığını beyan etmişlerdir. Bu durumda sırf davacı tanık beyanlarına doğrultusunda davacının hafta tatili alacağını hesaplayan bilirkişi raporuna göre hafta tatili ücreti alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
Fazla çalışma ücreti alacağı yönünden ise; hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma konusunda hesap yapılırken aynı işverene karşı dava açan ve menfaat birliktelikleri olan tanık anlatımları dikkate alınmıştır. Mahkemece, fazla çalışma konusunda sadece bu tanıkların anlatımlarına dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Davacının davalı işyerinde farklı işlerde görevlendirildiği anlaşılmaktadır.
İşyerinde yapılan çalışmalara ilişkin görev tanımları, işyerine giriş ve çıkışları gösteren kayıtlar ile puantaj belgeleri, davacının kullandığı araçlara ilişkin araç görev belgeleri, takometre kayıtlarının getirilmesi, davacının çalışma saatlerinin tespit edilmesi, bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak davacının talep konusu fazla çalışma alacağı hakkında karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Ayrıca davalı taraf, davacının davalıya ait marketten alışveriş yaptığını, bu alışveriş tutarlarının maaştan mahsup edildiğini savunmuştur. Bu husus araştırılarak, davalının bu yöndeki savunması kanıtlandığı takdirde dikkate alınmalıdır.
4-Kabule göre de, davacı aleyhine reddedilen alacak miktarının 400,85 TL olmasına göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12/2. maddesi son cümlesi uyarınca vekalet ücreti asıl alacağı geçemeyeceği için davalı lehine 400,85 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde, davalı lehine 1320,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/31362, K. 2013/29034, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama