KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/32201 E., 2013/30659 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, birleştirilen dava dosyalarında davacının, davalı ... Belediyesinde işçi olacak çalıştığını, bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, ikramiye alacağı, ücret alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacağı ve ulusal ... genel tatil ücreti alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, şahit beyanlarına dayanılarak, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davacı ve davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin hafta tatili ile ulusal ... genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı, ikramiye alacağı olup olmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan ücretlerin ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günlerinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. Hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günleri çalışmalarının yazılı delil ya da şahitle ispatı imkân dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarında hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günleri ücretinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin hafta tatili alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, hafta tatili çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günlerinde çalıştığını yazılı delille ispatlaması mümkündür.
Hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günleri ücretlerinin tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt yoksa ödenen tutarın dışında hafta tatili ile ulusal ... genel tatil günlerinde çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerekir.
Somut olayda, davalı işyeri kamu işyeri olup, işyeri belgelerinde hafta tatillerinde ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışma olduğuna dair belge bulunmadığı, davacı şahitlerininde, otobüsün çalıştığı günlerde veya belediyenin servis koyması halinde gibi beyanda bulunarak, hafta tatillerinde ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışma olduğuna dair somut beyanda bulunmadıkları anlaşılmış olup, hafta tatillerinde ve ulusal ... genel tatil günlerinde çalışma olduğu işçi tarafından ispatlanamadığından bu taleplerin reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Öte yandan, davacının sendikaya üyelik tarihi 19.01.2009 tarihi olup, ikramiye alacaklarının bu tarihten sonrası için hesaplanarak, davacının sendika üyesi olmadığı dönemlerde ise işyerinde ikramiye uygulaması olduğuna dair şahit beyanı ve yazılı delil sunulmadığından, bu tarihten öncesine yönelik ikramiye alacağı talebinin reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin tümünün kabulü bozmayı gerektirir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/32201, K. 2013/30659, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama