KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/33426 E., 2015/7179 K.·Avukat ...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, ödenmeyen maaş, ikramiye ücreti, maaş farkları, bayram harçlıkları, giyim yardımı ile yolluk alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyede işçi olarak çalıştığını, toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesi kaynaklı alacakları olduğunu iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iddia ettiği alacaklara hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Öncelikle mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülemeyeceği gerekçesi yerinde olmayıp dairemiz görüşü ıslah artırılan tutarlara karşı aynı dava dilekçesinde olduğu gibi süresinde zamanaşımı def'inin ileri sürülebileceğidir. Nitekim aksinin kabulü belirsiz alacak davası ile kısmi davanın arasındaki bu noktadaki farkı ortadan kaldırır. Bununla birlikte davalının ıslaha karşı zamanaşımı def'ini süresi geçtikten sonra ileri sürmesi nedeniyle bu zamanaşımı def'i mesmu nitelikte değildir.
Bu açıklamadan sonra;
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda davacı tarafından ilave tediye dava dilekçesinde talep edilmemesine rağmen bilirkişice hesaplandığı görülmektedir. Davacı tarafından bilirkişi ./..
raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi verilmiş ise de, ıslah taraflara karşı tarafın muvafakati olmaksızın yapılan usul işlemlerini değiştirebilme imkanı veren bir usul hukuku kurumu olup, somut olaydaki gibi dava dilekçesinde yer almayan ilave tediye alacağının ıslah yoluyla dava kapsamına alınması mümkün görülmemelidir. Şu halde davacı vekilinin ilave tediyeye ilişkin talebinin usul yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç:
....
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/33426, K. 2015/7179, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama