KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/35673 E., 2013/30841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret ve prim alacağı ile pazar günlerine ait çalışma ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davacının davalı şirketler bünyesinde 2008/Haziran tarihinden beri eğitim setlerinin tanıtım ve satış işini yapmak üzere asgari ücret+performansa göre prim esasına göre eğitim danışmanı olarak çalışmakta iken taraflar arasında satılan her eğitim seti üzerinden satış bedelinin %30’unun prim olarak ödeneceği kararlaştırıldığı halde çalışmaya başladığı tarihten itibaren hak ettiği ücretlerinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi ücret ve prim alacaklarından sürekli olarak çeşitli adlar altında haksız ve dayanıksız kesintilerin yapılması ücret alacağının dahi ödenmemesi ve sürekli borçlu durumunda gösterilmesi üzerine 14.04.2010
tarihinde noterden gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem, izin, hafta tatili ücreti, ücret ve prim alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı işveren, davacının 08.08.2008 tarihli protokolde de açıklandığı gibi eğitim danışmanı olarak değil pazarlama elemanı olarak sürekli iş sözleşmesi ile asgari ücretle çalıştığını şirketin öngördüğü performansı gösterip her ay 15 adet eğitim seti ya da bedel yönünden eşdeğer miktarda diğer ürünlerden satış yaparak iki yıl sonunda 360 adete ulaşıp bunlardan iade olmadığı takdirde 2008 model Megan marka aracın performans primi olarak verileceğinin kararlaştırıldığını ancak taahhüt etmiş olduğu kotaya hiçbir şekilde ulaşamadığı için prim alacağının doğmadığını ve protokol gereği kotasını tutturamayan davacının iki yıllık süresi dolmadan
20.11.2009 tarihinde kendi isteği ile işten ayrılıp şirketteki tüm hak ve alacaklarını aldığına ilişkin 22.12.2009 tarihli ibranameyi onayladığını, buna rağmen kendisindeki aracı teslim etmediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davacı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesinin 30.04.2013 tarihli ve 2011/5845 esas, 2013/12891 karar sayılı ilamında özetle “...davacının istifa tarihi sonrasında fiilen satış yaptığı şirket ile davalılar arasındaki bağlantı mahkemece araştırılmış değildir. Bu yönde gerekli araştırmaya gidilmeli ve sonucuna göre davalılar yönünden istifa ve ibra beyanının geçerliliği tartışılmalıdır. Konuyla ilgili olarak eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır. ” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Bozma ilamında belirtilen hususlara dikkat edilmemiştir. Davacı işçi 14.04.2010 tarihli dilekçeyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürmüş ve fesih yazısında ödenmeyen ücret, prim, fazla çalışma, ... ve genel tatil ücretleri ile eksik ödenen sigorta primine dayanmıştır.
Dosyaya davacı işçinin 10.12.2009 tarihinde istifa ettiğine ve yasal haklarının 22.12.2009 tarihinde ödendiğine dair ibraname sunulmuştur. Davalı işveren davacının istifa suretiyle ayrıldığı tarihten sonraki satışların davalı şirketler yerine Zuhal Yayıncılık firmasına ait olduğunu savunmuştur. Davacının istifa tarihi sonrasında fiilen satış yaptığı şirket ile davalılar arasındaki bağlantı mahkemece araştırılmamıştır.
Bu yönde gerekli araştırmaya gidilmeli ve sonucuna göre davalılar yönünden istifa ve ibra beyanının geçerliliği tartışılmalıdır. Bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/35673, K. 2013/30841, 27 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama