KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/36734 E., 2015/10982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir sebep olmaksızın ve ihbar sürelerine de uyulmayarak işveren tarafından sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının iş sözleşmesinin istifa ile sonlanıp sonlanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda davacı, iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir sebep olmaksızın ve ihbar sürelerine de uyulmayarak işveren tarafından sona erdirildiğini iddia etmiş, davalı ise davacının istifa ederek işten ayrıldığını savunmuştur.
Her ne kadar, mahkemece davacının istifası ile ilgili herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, davalının da haklı sebeple feshettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmişse de, dosya içerisinde bulunan davacı tanık beyanı dikkate alındığında davacının haklı bir sebebi olmadan işi kendisinin bıraktığı, bu durumda yazılı bir istifa dilekçesi ibrazının zorunlu olmadığı, davalının bu konudaki savunmasının dosya kapsamı ile uyumlu ve inandırıcı olduğu nazara alındığında kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/36734, K. 2015/10982, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama