KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/4059 E., 2013/3811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
680 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararın temyiz incelemesi sonucunda Dairenin 01/10/2012 günlü ve 2012/15798 esas, 2012/20569 karar sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiştir.
Davacı vekili 25.02.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz incelemesi sonucunda mahkemenin ilgili kararını bozularak ortadan kaldırılmasına, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olmasına rağmen, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek maddi hatanın düzeltilmesini istemiş olmakla; yapılan incelemede Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kalemde yazımı sırasında maddi hata yapılarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği saptanmıştır.
Buna göre, davacı vekilinin maddi hatanın düzeltilmesi talebini içerir dilekçesinin kabulü ile Dairemiz kararının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 15.10.2007 tarihinden 16.09.2011 tarihine kadar makine operatörü olarak çalıştığını, müvekkilinin 17.09.2011 tarihinde işe geldiğinde işe başladığını bir süre sonra işyerini terk etmesi gerektiğinin söylendiğini, iş sözleşmesinin hangi sebeple sona erdirildiğinin açıklanmadığını, 16.09.2011 tarihinden sonra mazeret ileri sürmeden işe gelmediği gerekçesiyle tutanak tutulup noter vasıtasıyla fesihname gönderildiğini, müvekkilinin 16.09.2011 tarihinde rahatsızlığı ve yol yorgunu olması nedeniyle vardiya amirinden izin alarak işe gitmediğini,
davalı işyerinin müvekkiline herhangi bir savunma hakkı vermeden ve denetime elverişli açık, net bir gerekçe göstermeden iş sözleşmesini sona erdirdiğini, davacının işyerinde uyumlu çalışma gösterdiğini devamsızlık yapma gibi bir davranışının vuku bulmadığını, davalı işverenin fazla çalışma yapan işçilerin talepte bulunması üzerine iş sözleşmelerini sonlandırdığını, bu sebeplerle müvekkilinin işe iadesine ve kanuni haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı tanıkları ... ve ... ise davacının devamsızlık yaptığı için işten çıkartıldığını belirttikleri, davalı tarafın iddiasını davalı tanıkları doğruladığı, davacı tanığının ise olayla ilgili bilgi sahibi olmadığını, davacının geçerli bir mazeret ile işe gitmediği yönünde bir delil gösterilmediği, bu durumda davacının devamsızlık yaptığı için işten çıkartıldığı anlaşıldığı bu durumda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II-(g) bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır. Dosya içeriğine göre, davacının 01.01.2008-01.10.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde makine operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 16.09.2011-20.09.2011 tarihlerinde işe mazeret sunmadan devam etmediği gerekçesiyle haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalı işyerinin davacıya 16.09.2011-20.09.2011 tarihleri arasında devamsızlığı ve bu devamsızlığa ilişkin mazeretini sunması için Beyoğlu Noterliğince 20.09.2011 tarihinde davacıya ihtarname gönderdiği ve aynı tarihte davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafça gönderilen ihtarname davacıya 10.11.2011 tarihinde tebliğ edilmiştir. Söz konusu ihtarname davacıya tebliğ edilmeden iş sözleşmesi feshedilmiştir.
Davacı tanığı mahkemeye verdiği dilekçe ile tanıklık yapmak istemediğini belirtmiş daha sonra mahkemenin zorla getirme kararı üzerine olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise davacının üç-dört gün üstüste gelmediği beyan etmiştir. Davacı 17.09.2011 tarihinde işe gittiği ancak başlatılmadığını beyan etmiştir. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesihten sonra düzenlenen devamsızlık tutanaklarının bir değer taşımayacağı açıktır.
İşverence yapılan feshin haklı yada geçerli bir sebebe dayandığı işverence kanıtlanamadığına göre yapılan feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/4059, K. 2013/3811, 26 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama