KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/4456 E., 2014/3359 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Diyarbakır 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 27/11/2012
- Numarası
- 2011/1135-2012/860
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, 01.09.2005 ilâ 12.09.2011 tarihleri arasında davalı işveren şirkete ait .. V..Hastanesinde poliklinik personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin düzenli ödenmemesi nedeniyle haklı sebeple feshettiğini iddia ederek iş sözleşmesinin sona erme nedeni, kıdem, ihbar tazminatının, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve izin ücretlerinin, ödenmeyen aylık ücretlerinin, eksik yatırılan ücretlerinin, ücret ödenmesi gereken tarihlerin ve faiz başlangıç tarihlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının iddialarının yerinde olmadığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının talebi gibi tespit hükmü kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının iş sözleşmesinin sona erme nedenlerinin, kıdem, ihbar tazminatının, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve izin ücretlerinin, ödenmeyen aylık ücretlerinin, eksik yatırılan ücretlerinin, ücret ödenmesi gereken tarihlerin ve faiz başlangıç tarihlerinin tespitine karar verilmesini istemesinde hukuki yararının bulunmadığı öncelikle çözülmesi gereken hukuki problemi oluşturmaktadır.
Tespit davası 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddede, “Tespit davası yoluyla, mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.” denilmektedir.
Görüldüğü üzere kanunla belirtilen istisnalar dışında tespit davası açılabilmesi hukuken korunmaya değer güncek bir yararın mevcudiyetine bağlıdır. Somut olayda davacı işçi, iş sözleşmesinin sona erme nedenlerinin, kıdem, ihbar tazminatının, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve izin ücretlerinin, ödenmeyen aylık ücretlerinin, eksik yatırılan ücretlerinin, ücret ödenmesi gereken tarihlerin ve faiz başlangıç tarihlerinin tespitine karar verilmesini istemektedir.
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre, eda davası açılabilecek hallerde eda davası tespit hükmünü de içerdiğinden ayrıca bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Davacının taleplerini açabileceği eda davasında ileri sürmesi mümkünken bu davayı açmakta ve sonuçlandırmakta kanunun ifade ettiği şekliyle korunmaya değer güncel bir hukuki yararı bulunmamaktadır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/4456, K. 2014/3359, 21 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama