KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/543 E., 2013/29870 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile milli ve dini ... tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 12.10.2005-10.03.2010 tarihleri arasında satış şefi olarak 1.370,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haklı bir neden yokken ve bildirim süresi verilmeksizin feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal ... ve genel tatil çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının plasiyer olarak işe alındığını, dört yıldan biraz fazla çalışmasının akabinde mazeretsiz olarak dört gün işe gelmediğinin tespit edilmesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı iş Kanunu'nun 25/II-g. maddesi gereğince sona erdirildiğinin 16.03.2010 günlü ihtarname ile davacıya bildirildiğini, Pazar günleri hariç her gün saat 05:30’da servisle evinden alındığını, 06:00-06:30 arası fabrikada olduğunu ve servise çıktığını, öğleye kadar işlerini bitirip verilen yemek parasıyla yemeklerini yediğini, 14:00’dan itibaren şirkete geldiğini, saat 16:30 servisini beklediğini,
dört yıllık çalışma süresi sonunda izin kullanmadığı iddiasının doğru olmadığını, fazla mesaisinin verilmediği yolundaki iddiaların da doğru olmadığını, davacının diğer taleplerinin de bordroya yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir neden yokken ve bildirim süresi verilmeksizin feshedildiği diğer taleplerine ilişkin alacakları da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yapmışsa bunun ücretinin ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği kabul edilmelidir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazı kayıt ileri sürülmemesi, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Diğer taraftan iş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara yer verildiği görülmektedir. Ücretin miktarının asgari ücret seviyesinde olmaması koşuluyla yıllık iki yüz yetmiş saat kanuni fazla çalışma süresiyle sınırlı olarak sözkonusu hükümlerin geçerli olduğu kabul edilmelidir.
Dosya kapsamına göre, davacının haftada altmış saat fiilen çalıştığı ve haftada onbeş saat fazla çalışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu husus özellikle davalı tarafından ibraz edilen iş sözleşmesiyle tartışmasız hale gelmiştir. Ancak aynı iş sözleşmesinde davacının on saatlik günlük çalışmasının yedi buçuk saatinin asgari ücretten maaş olarak ödeneceğinin, kalan iki buçuk saatlik kısmın ise ücretin %50 fazlası olarak aylık sabit fazla mesai ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı ve ücret hesap pusulalarında sabit mesai ücreti hanesinde ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte ücret hesap pusulalarında artı fazla mesai ile tam gün fazla mesai hanelerine de yer verildiği, ancak bunların boş olduğu görülmektedir.
Mahkemece yukarıdaki sözleşme hükmüne yıllık iki yüz yetmiş saat fazla çalışma süresiyle sınırlı olarak değer verilerek ve 06.07.2010 tarihli dekontta yer alan fazla çalışma ücreti ödemesi dikkate alınarak davacının fazla çalışma sürelerinin ve ücretlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu konuda gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca gidilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/543, K. 2013/29870, 20 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama