KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/5690 E., 2013/27746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, dini ve milli ... ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi ve davalı ...
Savunma Güvenlik Koruma ve Eğitim Hizmetleri A.Ş.'nin duruşma isteğinde bulunması üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar 1-... adına Avukat ... ... ... 2-... Savunma adına Avukat ... ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, davacının, asıl işveren ... Belediyesine ait işyerlerinde 01.01.2002–07.06.2010, 01.02.2011-17.03.2011 tarihleri arasında alt işverenlerin işçisi olarak güvenlik görevlisi ünvanıyla en son net 1.100,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olduğunu, fazla çalışma yaptığını, ulusal ... genel tatillerde çalıştığını, kullandırılmayan yıllık izinleri olduğunu, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda artırarak ıslah etmiştir.
Davalı ... Belediyesi vekili, alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davacının davalı kurumun işçisi olmadığını, kurumun ihale makamı olduğunu belirterek, davanın esastan ve husumetten reddini talep etmiştir.
Davalı ... Savunma Güvenlik Kurumu ve Eğitim Hizmetleri A.Ş. vekili davacının, davalı şirkette bir yıldan az çalıştığını, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğundan süre bitimi sebebiyle sona erdiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılamadığını, çalıştığı 3 aylık süre içinde vardiya usulü ile çalıştığından fazla mesai yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhbar edilen ..., 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında kanunun 1/26. maddesince, ... Belediyesi sınırları içerisinde yer alan bazı mahalle ve köylerin ... İlçesi Belediye Başkanlığına bağlandığını, ... Belediyesi kurulduktan sonra sorumluluk alanlarında koruma ve güvenlik hizmetlerini 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında ihale ile satın aldığını, davacının da ... Belediyesi kurulduktan sonra diğer davalı şirket nezdinde çalıştığını, bu durumda davacının işçilik alacaklarından son işveren ... A.Ş. ve asıl işveren olarak da ... Belediyesinin sorumlu olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar arasında alt-üst işveren ilişkisi olduğu, davacının 01.01.2002 - 07.06.2010 ve 01.02.2011 - 17.03.2011 tarihleri arasında davalı Kuruma ait işyerlerinde alt işverenin işçisi olarak çalıştığı, ücretinin net 1.100,00 TL. (1.536,53 TL. aylık brüt / 30 gün = 51,21 TL. günlük brüt) olduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde fesih edildiğinin işverence ispatlanamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık izin ücreti alacağı olduğu, fazla mesai yaptığı ve ulusal ... genel tatillerde çalıştığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının davalı üst işverene ait işyerlerinde alt işverenin işçisi olarak 01.01.2002-07.06.2010 ve 01.02.2011-17.03.2011 tarihleri arasında güvenlik görevlisi ünvanıyla 8 yıl, 6 ay, 24 gün çalıştığı, davacının 1.100,00 TL net ücretle çalıştığını ileri sürdüğü, davalıların ücretle ilgili beyanlarının bulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında ücretin net 950.67 TL olarak görüldüğü, davacı şahitlerinin davacıyı doğruladıkları, davalıların şahit dinletmediği, mahkemece davacının beyanına göre, aylık net 1.100,00 TL.
(1.536,53 TL. aylık brüt / 30 gün = 51,21 TL. günlük brüt ücretle çalıştığının kabul edildiği, davalıların kabul edilen ücrete itiraz ettikleri anlaşılmış olup, tarafların ücret konusunda anlaşamadıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile davacı şahitlerinin beyanlarında bildirdikleri ücret miktarlarının birbiriyle çelişiyor olması karşısında, işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla,
ilgili işçi ve işveren kuruluşları ile meslek odalarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Öte yandan, davacının işverene karşı husumeti olan şahitlerinin beyanlarına göre, davalı işyerinde 01.04.2006 -31.12.2006 tarihleri arasında işyerinde uygulanmakta olan üçlü vardiyaların birisinde günde 8 saat ve haftanın 6 günü çalıştığı fazla çalışma yapmadığı, bunun dışındaki 01.01.2002 -01.04.2009 tarihleri arasındaki ... Belediyesinin bünyesinde
çalışılan dönemde haftanın 5 günü 07:00 - 19:00 veya 19:00 - 07:00 saatleri arasında değişen vardiyalarda günde 12 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle günde 10,5 saatten haftada 52,5 saat çalıştığı 7,5 saat fazla çalışma yaptığı, ...
Belediyesi nezdinde çalıştığı 01.04.2009 - 07.06.2010 ve 01.02.2011 - 17.03.2011 tarihleri arasındaki dönemde, haftanın 6 günü günde 3 vardiya sistemi ile çalıştığı, fazla çalışma yapmadığı kabul edilmiş ise de emsal dosyalarda, davacı şahitleri ile davalı şahitlerinin beyanlarının çeliştiği, davacı şahitlerinin işverene karşı husumeti olduğu, işyerinde üç vardiya sistemiyle çalışıldığının ve fazla çalışma yapılmadığının, davalı şahitlerinin beyanına göre kabul edilmesi gerektiğinin belirtildiği,
bu davada davalılar şahit bildirmemiş iselerde emsal dosylarda dinlenen davalı şahitlerinin beyanlarına göre bu talebin aynı gerekçelerle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/5690, K. 2013/27746, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama