İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/5723 K.2014/4037

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2013/5723Karar2014/4037Tarih25 Şubat 2014Okuma5 dk · 997 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2013/5723 E., 2014/4037 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2014
Mahkemesi
Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi
22/11/2012
Numarası
2010/732-2012/531
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

997 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Kıdem tazminatının hukuki niteliği konusunda doktrinde ve Yargıtay kararlarında görüş birliği bulunmamaktadır. Çünkü konuya ilişkin karar ve görüşlerde, kıdem tazminatının ileriye bırakılmış ücret, ikramiye, işten çıkarma tazminatı veya işsizlik sigortası niteliği taşıdığı ileri sürülmektedir. Kıdem tazminatının hukuki niteliği konusunda görüş birliği bulunmamakla birlikte, söz konusu hukuki tanımlardan hiçbirisinin tek başına kıdem

tazminatının hukuki niteliğini açıklamaya yetmeyeceği, bu tazminatın kendine özgü (sui generis) hukuki niteliği olduğu konusunda genel bir kanaat bulunmaktadır. Genel kabule göre de; kıdem tazminatının bir yandan işsizlik sigortası, bir yandan iş güvencesi tazminatı, bir yandan da bedensel, duruma göre zihinsel, psikolojik ve ruhsal yıpranmanın ve aynı işverene sadakakatla bağlı kalarak emeğini ona hasretmenin bir karşığılığıdır. Bu açıdan bakıldığında kıdem tazminatının, yasada belirtilen asgari çalışma süresini dolduran işçinin iş sözleşmesinin yine yasada belirtilen nedenlerden biriyle son bulması durumunda işveren tarafından işçiye ya da mirasçılarına ödenmesi gereken bir para olarak tanımlanması mümkündür.

Kıdem tazminatı, her ne kadar işverenler açısından mali bir yük ise de; onun sosyal adalete, insan emeğine ve dolayısıyla insan haklarına, toplumsal barışa, etik ve ahlaki değerlere hizmet eden bir kurum olduğu sosyal, ekonomik ve hukuksal bir gerçektir. Kıdem tazminatı, bir yandan işinde sabırla çalışıp işverene sadakat göstermenin bir mükafatı; diğer yandan, aynı işte uzun süre çalışarak yıpranmanın bir karşılığıdır. Dolayısıyla, hukuki niteliği ne olursa olsun kıdem tazminatı, işçi için emeğin karşılığı olan bir hak; işveren için, sadakatin ve bağlılığın mükafatı olan bir borç; ülke ekonomisi açısından istikrarlı çalışıp verimli olmanın bir ödülüdür.

İşçiye, işveren tarafından kıdem tazminatı ödenebilmesi için iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız veya işçi tarafında haklı nedenle son verilmesi gerekmektedir. İş hukukunun tarihsel gelişimi işçilerin sosyal ve ekonomik haklarının artırılması, çalışma koşullarının iş sağlığı ve güvenliği başta olmak üzere tüm yönleriyle iyileştirilmesi, emeğin işveren tarafından istismarının önlenmesi ve toplumsal barışın korunup güçlendirilmesi için işçi lehine olmuştur. İş hukukunda hakim olan “işçinin korunması”, “işçi lehine yorum”, “feshin son çare olması” ve “hayatın olağan akışı” gibi ilke ve ölçütlerin sosyal ve ekonomik arka planında yatan husus da budur.

Soyut yasal düzenlemelerin somut olaylara uygulanmasında yasa maddesinin lafzi yorumuyla yetinmek; bilimsel, mantıksal ve hukuksal yorumdan uzak bir değerlendirme yaparak biçimsel düşünmek adalete ve hakkaniyete uygun karar verilmesini zorlaştırmaktadır. Hakkaniyete ve adalete uygun bir karar verilmesi için mahkemece takdir hakkının yerinde kullanılması, kanunun özüyle ve ruhuyla yorumlanarak iş hukukuna hakim olan ilke ve ölçütlerin göz önünde bulundurulması zorunludur. İş hukukunda yaygı şekilde uygulanan “hayatın olağan akışı”, “işçi lehine yorum”, “işçinin korunması”, “feshin son çare olması”, “silahların eşitliği” gibi ilkeler ve ölçütler vicdana, hakkaniyete ve adalete daha uygun karar verilmesi için konulmuş prensiplerdir.

Bir işçinin diğer bir işçiye sataşması, İş Kanununun 25/II-d maddesi uyarınca iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshini gerektiren bir durumdur. Burada yorulanması gereken husus “sataşma” kavramıdır. Çünkü bu kavramın yorumu sonucunda işçinin en temel haklarından olan ve işçinin işverene sadakatini, işine ve işyerine bağlılığını, uzun süre çalışmanın işçide bıraktığı yıpranmışlığın bir mükafat ve karşılığını ifade etmektedir.

Esas olan işçinin birikmiş emeğin karşılığını ifade eden kıdem tazminatının korunmasıdır. Dolayısıyla kıdem tazminatını ortadan kaldıran hallerin işçi aleyhine yorumlanması ya da yorumda hakkaniyet ve adalet duygusunu zedeleyecek şekilde biçimsel davranılması, iş hukukunun öz ve esasının arka plana itilerek şekline ve lafzına ağırlık verilmesi vicdani olmadığı için amaçlanan bir husus değildir.

Şekil kurallarına katı şekilde uymanın ve eşitlik ilkesini mutlak şekilde uygulamanın adil sonuçlar vermediği tartışmasızdır. Bir işçinin kıdemi, başarılı geçmişi, yüksek performansı, işe ve işverene

sadakati gibi hususlar uyuşmazlık halinde onun lehine hareket etmeyi gerektiren unsurlardır. Dolayısıyla birbiriyle tartışan bir yıllık işçi ile 18 yıllık işçiyi sataşma gerekçesiyle kıdem tazminatını ödemeden haklı nedenle işten çıkarmak biçimsel açıdan eşitlik gibi görünse de bunun adalete ve hakkaniyete uygun bir karar olduğunu söylemek mümkün değildir.

Örneğin, kendisine karşı ağır ve galiz küfürler edilen ve fiziksel saldırıya maruz kalan bir işçinin sessiz ve sakin kalarak durumu işverene veya onun temsilcilerinden birisine bildirmesini beklemek hayatın olağan akışına ve hayatın gerçeklerine uygun değildir.

Böyle bir davranış veya saldırı karşısında makul bir tepki gösterilmesini tepki veren işçinin lehine yorumlamak ve eylem iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektiriyorsa bunu geçerli nedenle feshe dönüştürmek hayatın olağan akışına, hakkaniyet ve adalete daha uygun bir uygulamadır.

Sataşma durumunda olayı ilk başlatanı, sataşmanın şiddetini, yoğunluğunu ve ağırlığını göz önüne alarak buna gösterilen tepkinin makul sınırlar içinde kalıp kalmadığını veya bu sınırları aşıp aşmadığını belirlemek, diğer bir deyişle haksız tahrik olup olmadığını ve tahrikin sınırları içinde kalınıp kalınmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermek iş hukukunun amacına, temel ilkelerine ve hakkaniyete daha uygundur. Haksız bir eylemde bulunanla buna makul bir tepki gösteren kimsenin davranışını aynı yaptırıma veya hukuki sonuca bağlamak eşit işlem olarak değerlendirilemez.

Davaya konu somut olayda.

M..ve ..isimli çalışanların, önündeki işine eğilerek ölçü almakla meşgul olan bayan işçinin kısmen görünen göğüslerine belli bir süre, dikkatlice ve ısrarla baktıkları, davacının da sorumluluğu altındaki bir bayan işçiye etik ve ahlak dışı bakan işçilere kızarak “Terbiyesiz adamlar, s..tirin gidin işinizin başına” dediği, anılan işçilerin özür dilemek yerine usta başları olan davacıya misliyle karşılık verdikleri, davacının tepkisinin bir haksızlığı (cinsel taciz) sonlandırma amacı taşıdığı, sataşma kastıyla hareket etmediği,

haksız davranışı sona erdirdikten sonra sataşma sayılacak hiçbir söz söylemediği ve kendi işine döndüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mürsel ve Ali isimli işçilerin davranışlarının cinsel taciz olduğu hem tarafların hem de mahkemenin kabulündedir.

Sonuç olarak bir işçiye sataşan kimsenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmek hukuka uygunsa da böyle bir haksızlık veya sataşma karşısında makul bir tepki gösteren, diğer bir deyişle haksız tahrikin sınırları içinde kalarak cevap veren işçinin eyleminini aynı sonuca bağlamak adalete, hakkaniyete ve hukuka uygun bir yaklaşım değildir. Anılan gerekçelerle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken onanmasına dair sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 25.02.2014

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/5723, K. 2014/4037, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/5723
Karar No
2014/4037
Tarih
25 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/5724 K.2014/4038
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2013/5724 K.2014/388
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/5725 K.2014/4039
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2013/5726 K.2014/3860
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2013/5726 K.2014/3388
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/5726 K.2014/4040

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.