KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/727 E., 2013/29924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla mesai, ücret alacağı, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 1993- 2006 yılları arasında çalıştığını, hak ve alacakları ödenmeden işten çıkarıldığını ileri sürerek, ücret , fazla çalışma, ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işten çıkarılmadığını, işyerini kendisinin terk ettiğini, ücretinin bordro ile belli olduğunu, fazla çalışma yapması halinde ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında fazla çalışma alacağı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Sözkonusu alacakların ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de iddia edilen dönemlerde çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda ustabaşı ve konfeksiyon müdürü olarak çalışan davacı fazla çalışma yaptığını ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında aldırılan ilk bilirkişi raporunda davacının 1.150,00 TL üzerinden çalıştığı dikkate alınmak sureti ile 02.12.2005- 31.07.2008 tarihleri arasında haftalık 27 saat çalışmasına göre yapılan hesaplama sonucu 2.3425,82 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir.
Yapılan itiraz üzerine aldırılan ikinci bilirkişi raporunda ise 02.12.2005- 31.07.2008 tarihleri arasında haftalık 27 saat çalışmasına göre davacının net 10.416,00 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Ilk bilirkişi raporunda davacının çalışma süreleri yönünden ikinci bilirkişi raporunda ve ek raporda davacının ücretinin asgari ücrete oranlamadan hesap yapılması sebebi ile hesap hataları bulunduğundan iki rapor arasında çelişki mevcuttur.
Mahkemece raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden sonuca gidilmesi isabetli bulunmamıştır. Davacının çalışma süreleri ve ücreti, zamanaşımı dikkate alınarak davalı ile davacıların somut itirazlarını karşılayacak nitelikte ... bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/727, K. 2013/29924, 20 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama