İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniYARGITAY KARARI

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/7383 K.2014/8918

Davacı vekili, davalıya ait bankada on yıl çalışan ve kıdemli gişe memuru olarak görev yapan müvekkilinin 07.11.2006 tarihli soruşturma raporu ile zimmetine para geçirmekle suçlanıp istifaya zorlandığını, 10.11.2006 tarihinde elinden istifa dilekçesi…

Esas2013/7383Karar2014/8918Tarih21 Nisan 2014Okuma5 dk · 993 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2013/7383 E., 2014/8918 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Nisan 2014
Mahkemesi
İzmir 1. İş Mahkemesi
Tarihi
20/12/2012
Numarası
2008/491-2012/910
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

993 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili, davalıya ait bankada on yıl çalışan ve kıdemli gişe memuru olarak görev yapan müvekkilinin 07.11.2006 tarihli soruşturma raporu ile zimmetine para geçirmekle suçlanıp istifaya zorlandığını, 10.11.2006 tarihinde elinden istifa dilekçesi alınarak iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının serbest iradesine dayalı istifasının söz konusu olmadığı ve bu olaya dayalı olarak hakkında Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmasına sebebiyet verildiğini; yargılandığı Ağır Ceza Mahkemesinde beraatına karar verildiği,

yine bu olay nedeniyle aynı bankada müdür olarak çalışmakta olan eşinin açtığı boşanma davasında boşanma kararı verildiğini.

1.300,00 TL aylık ücretle çalışarak, refah içinde bir yaşam ve mutlu bir aile düzenine sahipken; davalının haksız işlemi sonucu tek çocuğu ile nafakayla geçinmeye mahkum edildiğini, gösterilen fesih sebebi itibariyle iş bulamadığını, çevresi ile ilişkilerinin bozulduğunu, sosyal ilişkilerinin sona erdiğini, dava tarihine kadar alabileceği ücret ve gelirden mahrum kalıp manen yıprandığı ve acı çektiğini iddia ederek, mahrum kalınan iki aylık ücret ile Banka Yardım Sandığı birikimi ve çekilen acı ve elem nedeniyle davacı lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili bankada gişe memuru olarak çalışırken N.B., Ö. G., M.O.ve B.G. Ö.isimli 4 ayrı müşterinin vadeli hesapları kapatma işlemlerini yaparken, yeni açılan hesaba önceki vadeli hesaptan ana para ve faiz dahil toplam alacak için yeni bir hesap açma sırasında faizlerin bir bölümünün yeni hesaba aktarılmadığı,

zimmetine geçirerek haksız menfaat sağladığının şikayet ve banka müfettiş soruşturması sonucunda tespit edildiğini, hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/198 esasında kamu davası açıldığını, yargılamanın devam ettiğini, kamu davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, olaya ilişkin deliller çerçevesinde maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gereğini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının ceza yargılamasına konu edilen eylemler neticesinde davalı bankanın yaptığı soruşturmada cezanın şahsiliği ilkesi aşılarak davacının eşi ile olan ilişkilerinin bozulması ve boşanmaları sonucu davacının yaşadığı elem ve acılar gerekçesiyle manevi tazminat ve davacının el konulan banka yardım sandığı birikimleri ile çalışmadığı süreye ilişkin maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davalı bankanın şikayet hakkının kullanımı nedeniyle davacının maddi ve manevi zararı olup olmadığı hususu tartışmalıdır.

Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.

Hak arama özgürlüğü ile kişilik haklarının karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin bu iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Daha az üstün olan yararın, daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Hak arama özgürlüğünün yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasını veya sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli kanıtların mevcut olması da zorunlu değildir. Şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların zayıf ve dolaylı da olsa varlığı yeterlidir. Bunlara dayanarak başkalarının da aynı olay karşısında davalı gibi davranabileceği hallerde şikayet hakkının kullanılmasının uygun olduğu kabul edilmelidir

Davacı işçinin kıdemli gişe görevlisi olarak 30.09.1996-10.11.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının zimmetine para geçirmekle suçlanıp istifaya zorlandığı ve bu olaya dayalı olarak hakkında beraatına karar verilen Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmasına sebebiyet verildiği,

kamu davası nedeniyle eşinin açtığı boşanma davası neticesinde ailesinin dağıldığını ileri sürerek davalıdan, banka yardım sandığında biriken alacakları ile dava tarihine kadar alacağı ücretten mahrum kaldığı için maddi ve yaşadığı acı ve elem nedeniyle manevi tazminatı talep ettiği, davalı bankanın, davacının müvekkili bankada gişe memuru olarak çalışırken dört ayrı müşterinin vadeli hesapları kapatma işlemlerini yaparken, yeni açılan hesaba önceki vadeli hesaptan ana para ve faiz dahil toplam alacak için yeni bir hesap açma sırasında faizlerin bir bölümünün yeni hesaba aktarılmadığı,

zimmetine geçirerek haksız menfaat sağladığının tespit edildiğini belirterek davacının taleplerinin reddini savunmuştur.

Tüm dosya kapsamından B. G. Ö. isimli müşterinin hesabı kapatıldıktan dört gün sonra bankaya gelerek 700,00 TL eksik ödeme yapıldığını beyanı üzerine davacının bunu hemen kabul ederek eksik olan kısmı müşteriye ödediği, eksikliği fark etmesi üzerinden dört gün geçtiği halde bu durumu bankaya bildirmediği ve durumun müşterinin eksik ödemeyi fark ve talep etmesi üzerine ortaya çıktığı, bunun üzerine davalı bankanın yaptığı teftiş incelemesi sonucunda davacının usulsüz ve suç teşkil edebilecek üç eyleminin daha tespit edilmesi sonrası davacının yazılı istifa dilekçesi ile iş sözleşmesini feshettiği, davacının söz konusu eylemlerinin ceza yargılamasına konu olduğu ve davacının delil yetersizliğinden beraat ettiği anlaşılmaktadır.

Müşterilerine ve kamu otoritelerine karşı sorumluluğu bulunan davalı bankanın hesaplarda yapıldığı tespit edilen usulsüzlüklerle ilgili sorumluluğu bulunan davacı hakkında kanunlar çerçevesinde kanuni şikayet hakkını kullandığı, şikayet üzerine yapılan yargılama sonrasında davacının mahkumiyeti gerektirecek yeterlikte kesinlik ifade eden delil elde edilememesi nedeniyle beraat ettiği ancak şikayet hakkının yerinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için şikayet edilenin cezalandırılmasının zorunlu olmadığından davacının manevi tazminat talebi yerinde değildir.

Davacının maddi tazminat talebine göre ise, kural olarak işçi ücrete çalıştığı taktirde hak kazanır. Çalışma söz konusu değil ise ücret de söz konusu olamayacaktır.

Tatil günleri, ücretli izin günleri, iş güvencesi kapsamında bir işçinin iş sözleşmesinin geçersiz feshi hallerinde dört aya kadar çalışılmayan, boşta geçen süreler, belirli süreli sözleşmelerde haklı bir sebep olmaksızın işçinin işveren tarafından çalıştırılmadığı sürelerin ücretinin ödenmesine Kanun imkan vermektedir. Bunların dışında çalışılmayan ve kanunen çalışılmış sayılmayan sürelerin ücret gelirlerinin talebinin kanuni dayanağı bulunmamaktadır.

Davacı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı ve bu döneme ilişkin tüm ücretlerini almış olduğu tartışmasız olup davacı işçinin herhangi bir çalışma yapmadığı döneme ilişkin davalıdan mahrum kalınan ücret adı altında maddi tazminat talebi yersizdir.

Davacının davalı banka nezdindeki yardım sandığı içerisinde biriken alacakları dışında maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 21.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/7383, K. 2014/8918, 21 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7383
Karar No
2014/8918
Tarih
21 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2013/7384 K.2014/7295
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2013/7390 K.2014/5018
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/7395 K.2014/7158
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2013/7395 K.2014/9855
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2013/7398 K.2014/7455
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/7399 K.2014/10313

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.