KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/7553 E., 2014/5758 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 15. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 20/02/2013
- Numarası
- 2012/189-2013/64
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili; müvekkilinin 18.08.2008-01.09.2012 tarihlerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin performans düşüklüğü sebebiyle feshedilmek istendiğini, bu sebeple kıdem ve ihbar tazminatlarını ve yıllık izinlerini ödeyeceklerini ancak istifa etmesi gerektiğinin söylendiğini, önce matbu istifa dilekçesi imzalatıldığını ibraname başlıklı belge ile de aslında kıdem,ihbar ve yıllık izinlerine denk gelen prim ve ek ödeme adı altında ödeme yapıldığını ve akdin haksız olarak feshedildiğini, iş sözleşmesinin feshinin geçersizliği ile işe iadesine ve sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili;davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, istifanın 31.08.2012 tarihinde verildiğini,davacının iş akdinin davacının kendi el yazısı ile yazarak imzaladığı istifa dilekçesi ile sona erdiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece,hayatın olağan akışında işyerinden kendi isteği ile ayrılan, istifa eden işçiye işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenmeyeceği, yapılan ödemelerin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin olduğuna dair oluşan kanaate göre de olayda işçinin istifası değil işveren tarafından yapılmış bir fesih söz konusu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği uyuşmazlık konusudur. Davalı davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını iddia etmektedir. Davacı tarafından imzası inkar edilmeyen ve matbu olmayan dilekçede ''işyerinizden şahsi gerekçelerimle kendi istek ve rızamla herhangi bir baskı altında olmadan 31.08.2012 tarihi itibariyle ayrılıyorum.'' denilmektedir.
Her ne kadar davacı tazminatlarını alabilmek için matbu istifa dilekçesi imzaladığını beyan etmişse de dilekçe matbu olmayıp davacı tarafından yazılıp imzalanmıştır. İmzası inkar edilmeyen ibranamede de, davalı savunmasını doğrular şekilde davacının istifa ile ayrıldığı belirtilmiştir. Davacı, belgeyi irade fesadı altında imzaladığını ispatlayamamıştır. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davanın reddi yerine davanın Kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/7553, K. 2014/5758, 13 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama