İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /22. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 22. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniYARGITAY KARARI

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/8053 K.2014/7566

Davacı vekili; müvekkilinin 08.07.1996- 30.11.2009 tarihleri arasında 800,00 TL net ücretle tezgahtar olarak davalı nezdinde çalıştığını, davalı tarafından iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, asgari geçim…

Esas2013/8053Karar2014/7566Tarih9 Nisan 2014Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

22. Hukuk Dairesi 2013/8053 E., 2014/7566 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2014
Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesi
Tarihi
04/12/2012
Numarası
2010/1314-2012/1097
Davacı İsteminin Özeti
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili; müvekkilinin 08.07.1996- 30.11.2009 tarihleri arasında 800,00 TL net ücretle tezgahtar olarak davalı nezdinde çalıştığını, davalı tarafından iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili alacağı, fazla mesai alacağı ile bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının 2000- 2002 yılları arası ve 2006-2009 yılları arasında olmak üzere iki dönem müvekkiline ait işverenlik nezdinde çalıştığını, ilk çalışmasının askerlik sebebiyle sona erdiğini, her iki döneme ait haklarının ödendiğini, bu hususta müvekkilinin ibra edildiğini, davacının müvekkili işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını, kıdem ve ihbar tazminatı dışındaki alacak taleplerinin beş yıllık zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep yokken davalı işverence feshedildiği, diğer taleplerine ilişkin alacakları da bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları

Yerinde değildir.

2-Davacının hizmet süresi (kıdemi) konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Davacı 1996-2009 yılları arasında kesintisiz çalıştığını iddia ederken davalı ise davacının 2000-2002 yılları ve 2006-2009 yılları arasında iki dönem çalıştığını savunmuştur. Dosya kapsamında yer alan davacı tarafından imza itirazına uğramayan ibranamelerdeki hizmet süresi, hizmet cetveli ile davacı tarafından imza itirazına uğramayan işe giriş bildirgeleri gibi yazılı delillere göre davacının hizmet süresini ve kesintisiz çalışmayı ispatlanmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde davalı tarafından savunulan kesintili çalışma ve hizmet süresine göre davacının taleplerinin hüküm altına alınması gerekirken bunu aşacak biçimde hizmet süresinin kabulü ile davacının taleplerinin hüküm altına alınması isabetsizdir.

3-Davacı işçi ile davalı işveren arasındaki ibranamelerin geçerli olup olmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.

İşçi ve işveren arasında işverenin borçlarının sona erdirilmesine yönelik olarak Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlülüğü öncesinde yapılan ibra sözleşmeleri yönünden geçersizlik sorunu aşağıdaki ilkeler dahilinde değerlendirilmelidir:

a)-İş ilişkisi devam ederken düzenlenen ibra sözleşmeleri geçersizdir. İşçi bu dönemde tamamen işverene bağımlı durumdadır ve iş güvencesi hükümlerine rağmen iş ilişkisinin devamını sağlamak veya bir kısım işçilik alacaklarına bir an önce kavuşabilmek için iradesi dışında ibra sözleşmesi imzalamaya yönelmesi mümkün olup, Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu yöndedir

b)-İbranamenin tarih içermemesi ve içeriğinden de fesih tarihinden sonra düzenlendiğinin açıkça anlaşılamaması durumunda ibranameye değer verilemez

c)-İbranamenin geçerli olup olmadığı 01.07.2012 tarihine kadar yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun irade fesadını düzenleyen 23-31. maddeleri yönünden de değerlendirilmelidir. İbra sözleşmesi yapılırken taraflardan birinin esaslı hataya düşmesi, diğer tarafın veya üçüncü şahsın hile ya da korkutmasıyla karşılaşması halinde, ibra iradesinden söz edilemez.

Öte yandan 818 sayılı Kanunu'nun 21. maddesinde sözü edilen aşırı yararlanma (gabin) ölçütünün de ibra sözleşmelerinin geçerliliği noktasında değerlendirilmesi gerekir.

İbranamedeki irade fesadı hallerinin, 818 sayılı Kanunu'nun 31. maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmesi gerekir Ancak, işe girerken alınan matbu nitelikteki ibranameler bakımından iş ilişkisinin devam ettiği süre içinde bir yıllık süre işlemez.

d)-İbra sözleşmesi, varlığı tartışmasız olan bir borcun sona erdirilmesine dair bir yol olmakla, varlığı şüpheli ya da tartışmalı olan borçların ibra yoluyla sona ermesi mümkün değildir. Bu sebeple, işçinin hak kazanmadığı ileri sürülen bir borcun ibraya konu olması düşünülemez. Savunma ve işverenin diğer kayıtları ile çelişen ibra sözleşmelerinin geçersiz olduğu kabul edilmelidir

e)-Miktar içeren ibra sözleşmelerinde ise, alacağın tamamen ödenmiş olması durumunda borç ifa yoluyla sona ermiş olur. Buna karşın kısmi ödeme hallerinde, ibraya değer verilmemekte ve yapılan ödemenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmektedir. Miktar içeren ibranamenin çalışırken alınmış olması makbuz etkisini ortadan kaldırmaz.

f)Miktar içermeyen ibra sözleşmelerinde ise, geçerlilik sorunu titizlikle ele alınmalıdır. İrade fesadı denetimi yapılmalı ve somut olayın özelliklerine göre ibranamenin geçerliliği konusunda çözümler aranmalıdır. Fesihten sonra düzenlenen ve alacak kalemlerinin tek tek sayıldığı ibranamede, irade fesadı haller ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece ibra iradesi geçerli sayılmalıdır.

g)-Yine, işçinin ibranamede kanuni haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayda yer vermesi ibra iradesinin bulunmadığını gösterir.

h)-İbranamede yer almayan işçilik alacakları bakımından, borcun sona erdiği söylenemez. İbranamede yer alan işçilik alacaklarının bir kısmı yönünden savunma ile çelişkinin varlığı ibranameyi bütünüyle geçersiz kılmaz. Savunma ile çelişmeyen kısımlar yönünden ibra iradesine değer verilmelidir. Başka bir anlatımla, bu gibi durumlarda ibranamenin bölünebilir etkisinden söz edilebilir. Bir ibraname bazı alacaklar bakımından makbuz hükmünde sayılırken, bazı işçilik hak ve alacakları bakımından ise çelişki sebebiyle geçersizlikten söz edilebilir. Aynı ibranamede çelişki bulunmayan ve miktar içermeyen kalemler bakımından ise borç ibra yoluyla sona ermiş sayılabilir.

İbraname savunması, hakkı ortadan kaldırabilecek itiraz niteliğinde olmakla yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.

Somut olayda, dosya kapsamında davacı tarafından imzaları kabul edilmiş iki tane ibraname bulunmaktadır. Bunlardan ilki 01.10.2000-30.06.2002 tarihleri arasındaki çalışmayı konu edinen 30.06.2002 tarihli ibraname olup, bu ibranameye göre iş sözleşmesi davacının askerlik sebebiyle feshiyle sona ermiştir. İbraname davalı savunmasıyla ve dosyadaki belgelerle çelişmemekte olup ibranameye itibar edilmelidir. Buna göre davacının 01.10.2000-30.06.2002 çalışma dönemi kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edilmiştir. Bu ibranamede kıdem tazminatı dışında fazla çalışma ücreti-ücret ile yıllık izin ücreti ödemeleri gözükmektedir.

İkinci ibraname ise 22.04.2006-30.11.2009 tarihleri arasındaki çalışmayı konu edinen 30.11.2009 tarihli ibranamedir. İbranamede iş sözleşmesinin sona erme sebebi işveren feshi olarak yazılmış olup davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödemeleri ile ücret-fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti ödemeleri görülmektedir. İbraname davalı savunmasıyla ve dosyadaki belgelerle çelişmemekte olup ibranameye itibar edilmelidir.

Mahkemece her iki ibranameye de itibar edilerek davacının önceki dönem çalışmasının kıdem tazminatı ödenerek tasfiye edildiği gözönüne alınıp, öncelikle iki dönem çalışmanın da ayrı ayrı değerlendirilmesi ve yukarıdaki esaslar dahilinde miktar içeren işçilik alacağı kalemleri bakımından ibranameler makbuz hükmünde olmakla ibraname ile yapılan ödemeler ilgili olduğu ve davacının hak kazandığı tespit edilen alacaklardan mahsup edilmelidir. Miktar içermeyen işçilik alacağı kalemleri bakımından ise ibranamenin savunma ve dosyadaki belgelerle çelişmediği dikkate alınarak ilgili olduğu dönemler için borcun sona erdiği kabul edilmelidir. Bu açıklamalara aykırı olacak şekilde değerlendirme ve uygulama ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması yerinde değildir.

3-Son olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda zamanaşımı defi dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, hesaplamada zamanaşımı süresinin fiilen altı yıl olarak uygulanması neticesinde davalı aleyhine hatalı hesaplama yapıldığı görülmektedir. Bu husus da ayrıca bozma sebebi yapılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/8053, K. 2014/7566, 9 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8053
Karar No
2014/7566
Tarih
9 Nisan 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/8054 K.2014/7567
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2013/8054 K.2014/6701
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2013/8054 K.2014/2833
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/8055 K.2014/7568
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/8056 K.2014/7569
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2013/8057 K.2014/7570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.