KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2013/8632 E., 2014/11868 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Ankara 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 22/02/2013
- Numarası
- 2010/504-2013/60
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin 01.02.1998-31.12.2008 tarihleri arasında cari hesaplar yöneticisi olarak davalı işyerinde çalıştığını, tüm çalışma süresi boyunca mesai saatlerinin 09:00-18:00 arasında olmasına rağmen en erken 19:30'da çıktığını, Cumartesi-Pazar ve milli bayramlarda çalıştığını ancak kanuni haklarının ödenmediğini belirterek fazla mesai alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının çalışma saatlerinin 09:00-12:30 -13:30-18:00 arasında olduğunu Cumartesi-Pazar günleri çalışılmadığını, haftada ortalama kırk saat mesai yapıldığını, fazla çalışma olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu tartışmalıdır.
Her ne kadar mahkemece dosyada mevcut olan 28.12.2012 tarihli bilirkişi raporu esasa alınmak suretiyle davacının haftada yedi saat fazla mesai yaptığının kabulü ile fazla mesai ücreti alacağına karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının fazla mesai ücret alacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan güvenlik görevlilerine ait fazla mesai takip formları esas alınmak suretiyle hesaplanmıştır. Güvenlik görevlilerinin fazla mesai çizelgeleri davacının güvenlik personeli ile aynı saatlerde çalıştığına delil oluşturmaz. Dosya içerisinde bulunan ve şahit beyanları esas alınarak düzenlenen 11.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/8632, K. 2014/11868, 7 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama