KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/9231 E., 2013/11027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... Karakülah tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Elektrik Üretim A. Ş. vekili, müvekkilin ihale makamı konumunda olup, davacı işçinin belirli süreli iş sözleşmesiyle yüklenici firma tarafından istihdam edildiğini, iş sözleşmesinin davacının işyeri amirine sataşması haklı nedeniyle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...Kardeşler Tem. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili, davacının iş sözleşmesinin, asıl işverenin işçisine sataşması nedeniyle haklı olarak feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin hak düşürücü süre içinde feshedilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Elektrik Üretim A. Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve feshin süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (d) alt bendinde, işçinin, işverenin başka işçisine sataşması haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir.
İşçi veya işveren bakımından haklı fesih nedenlerinin ortaya çıkması halinde, diğer tarafın sözleşmeyi haklı nedenle fesih yetkisinin kullanılma süresi sınırsız değildir. Bu bakımdan 4857 İş Kanunu'nun 26. maddesinde, fesih nedeninin öğrenildiği tarih ile olayın gerçekleştiği tarih başlangıç esas alınmak üzere iki ayrı süre öngörülmüştür. Bu süreler içinde fesih yoluna gitmeyen işçi ya da işverenin feshi, haklı bir feshin sonuçlarını doğurmaz. Bu süre, feshe neden olan olayın diğer tarafça öğretilmesinden itibaren altı işgünü ve herhalde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren bir yıl olarak belirlenmiştir.
Yukarıda değinilen altı iş günlük ve bir yıllık hak düşürücü süreler, işçi açısından 4857 sayılı Kanun'un 24/II. maddesinde, işveren açısından ise 25/II. maddesinde belirtilen sebeplere dayanan fesihler yönünden aranmalıdır. Bu itibarla, geçerli nedene dayanan fesih durumlarında, 26. maddede öngörülen hak düşürücü süreler işlemez. Dairemizin istikrar kazanmış uygulaması bu yönde olup, geçerli nedene dayanılarak yapılan fesihlerde belirtilen hak düşürücü sürelerin yerine “makul süre” içinde sözleşmenin feshedilebileceğini kabul etmektedir.
Somut olayda, davalı asıl işveren işyerinde temizlik görevlisi olarak çalışan davacı işçinin iş sözleşmesi, davalı alt işverence, işçinin, asıl işverenin başka işçisine sataşması gerekçesine dayanılarak feshedilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 29.02.2012 tarihinde, davacı işçinin, işyerinde bakım ve onarım şefi olarak çalışan davalı tanığı Nurettin Kürklü'yle temizlik meselesi sebebiyle tartıştığı, davacının fiziki saldırıda bulunmak suretiyle Nurettin Kürklü'ye sataştığı, bu hususun işverene 4857 sayılı Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendinin (d) alt bendi uyarınca haklı fesih imkanı tanıdığı sabittir.
Fakat, davalı asıl işveren EÜAŞ yetkilisince, 29.02.2012 tarihinde, alt işverenden anılan sebeple davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi istenmiş olmasına rağmen, davalı alt işveren şirket tarafından fesih 23.03.2012 tarihinde gerçekleştirilmek suretiyle, hak düşürücü süreye uyulmamıştır.
Davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine ilişkin teknik şartnamenin, "çalıştırılacak işçilerle ilgili hususlar" başlıklı dördüncü maddesinde, alt işveren şirkete, kurallara uymaması sebebiyle asıl işverenin tarafından bildirecek işçilerin değiştirilmesi yükümlülüğü yüklenilmiştir.
Neticeten, davacının işverene haklı fesih imkanı tanıyan eyleminin, davalı asıl işverence eylem tarihinde davalı alt işverene bildirilerek iş sözleşmesinin feshedilmesinin istenilmesiyle, davalı alt işveren bakımından hizmet alım sözleşmesi uyarınca fesih zorunluluğunun doğduğu, davacı işçinin anılan eyleminin işyerinde olumsuz etkilerini sürdürdüğü tarihte iş sözleşmesinin feshedildiği, fesih hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığından haklı nedene dayanmasa da, belirtilen sebeplerle makul süre içerisinde yapıldığından geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla, davanın reddi yerine eksik değerlendirmeyle yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/9231, K. 2013/11027, 14 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama