KÜNYE
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/927 E., 2013/29508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ücret ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, asıl işveren olan davalı ...Ş 'ye ait iş yerinde alt işveren olan diğer davalıya bağlı olarak 01.11.2007-05.08.2010 tarihleri arasında çalıştığını, son olarak aylık net 1.150,00 TL ücret aldığını,iş sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatlarının tahsilini istemiştir.
Davalı ...Ş. müvekkili ile diğer davalı arasında asıl alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, davalı şirketin ihale makamı olması nedeni ile işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar arasında asıl-alt işverenlik ilişkisi bulunması nedeni ile işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu oldukları, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiği, davacının aylık ücret miktarına ilişkin iddiasını tanık beyanları ile ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2- Taraflar arasında davacının çalışma süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacının, asıl işveren olan davalı ...Ş ait iş yerinde değişen alt işverenlere bağlı olarak 01.11.2007-05.08.2010 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek belirlenen alcak miktarları üzerinden hüküm kurulmuştur .
Davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarını dosya içerisine celp edilmediği ve uyuşmazlık konusu dönemde işçinin çalışma kaydını bildiren işverenler ile davalı ...Ş arasında hizmet alım sözleşmesi bulunup
bulunmadığının hususunun araştırılmadığı görülmektedir. İlgili kayıtlar dosla içerisine alınarak, uyuşmazlık konusu dönemde işçinin asıl işverene ait iş yerinde hizmet sözleşmesi ile çalışıp çalışmadığı denetlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır . Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir
3- İşçiye ödenen aylık ücretin miktarı taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık noktasını oluşturmaktadır .
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı aylık net ücretinin 1.150.00 TL olduğunu ileri sürmektedir . Davalı işveren ise işçinin asgari ücret ile çalıştığını savunmaktadır . Hesaplamalara esas alınan ücret miktarı davacı tanıklarının beyanlarına istinaden belirlenmiştir.
Taraflar arasında ücret konusunda ihtilaf bulunması ve imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı iddiası karşısında mahkemece emsal ücret araştırması yapılması gerekir . Yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda emsal işçilere ödenen ücret miktarı ilgili meslek odaları ve sendikalardan sorulmak sureti ile belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Karar bu yönü ile de eksik incelemeye dayalı olduğundan bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir .
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/927, K. 2013/29508, 17 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama