KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/10336 E., 2014/12931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İzmir 5. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 19/02/2014
- Numarası
- 2013/240-2014/62
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine, kanuni sürede işe başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal sebebe dayalı olarak gerçekleştirildiği, davalılar arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunduğu gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacının davalı C.. Lojistik A.Ş.'de işe iadesine, davacının kanuni süre içerisinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25/4. maddesi gereğince bir yıllık ücret tutarında belirlenmesine ve boşta geçen süre alacağına karar verilmiştir.
Hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal sebebe dayandığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmiş olmasında mevcut dosya kapsamı ve delil durumuna göre isabetsizlik bulunmamakla birlikte gerekçeli kararda davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğu, işe iadenin mali sonuçlarından asıl ve alt işverenlerin dayanışmalı olarak sorumlu olacağı kabul edilmesine karşın hüküm fıkrasında davalıların işe iadenin mali sonuçlarına dair sorumlulukları belirtilmeyerek hatalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkemece hükmedilen sendikal tazminatın “işverence davacının işe başlatmaması halinde” ödenmesi koşuluna bağlanmış ise de bu konuda temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
KARŞI OY
Dava, işe iade davasıdır. Yerel mahkeme, davayı kabul etmiş, ayrıca sendikal tazminata da hükmetmiştir. Yapılan temyiz üzerine karar, Dairemizce oyçokluğu ile kabul edilmiştir.Somut olayda, yapılan feshin sendikal nedene dayandığı açık ve somut deliller ile kanıtlanmamıştır. Sendikal tazminat kararı ağır bir yaptırımdır. Bu tazminata hükmedebilmek için kesin bir kanaate ulaşılması gereklidir. Tartışmalı hallerde ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/1. maddesine göre değerlendirme yapılmalıdır. Davaya konu olayda, sendikal tazminata karar verme koşullarının oluşmadığı düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.14.05.2014
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/10336, K. 2014/12931, 14 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama