KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/12939 E., 2014/15259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 26/12/2013
- Numarası
- 2013/108-2013/784
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin, geçerli sebep olmadan iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının savunmasının alınmaması sebebiyle feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Karar davacı ile davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin performans kriterine dayandırılmasına rağmen işçiye bu hususta savunma hakkı verilmemesi sebebiyle, feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacının temyizine gelince; davacı, feshin geçersiz olduğunu belirterek buna bağlı tazminat ve boşta geçen süreye ilişkin alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş, mahkemece işe başlatılmama halinde davacının kıdemine göre dört aylık tutarındaki tazminat ile boşta geçen süre sebebiyle dört aya kadarki ücret ve haklarının ödenmesine karar verilmiştir. Bu sebeple, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/12939, K. 2014/15259, 2 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama