KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/14145 E., 2014/22341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- İzmir 8. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 30/01/2014
- Numarası
- 2013/466-2014/33
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, yapılan feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeplerle 13.06.2013 tarihinde sonlandırıldığını, davacının 21 Mayıs 2013-02 Haziran 2013 tarihleri arasında rapor alıp raporlu olmasına rağmen fabrikaya gelip çiğ köfte getirdiğini ve bunu sattığını, davacının bu hususu verdiği savunmasında ikrar ettiğini, bu satış üzerine müvekkili tarafından davacının çiğ köfte dükkanının olduğu bilgisinin edinildiğini, 30.05.2013 tarihinde davacının iş yerine gidildiğinde dükkanda davacının olup satış yaptığının tespit edildiğini, davacının raporlu olmasına rağmen dükkanda satış yapabilecek kadar sağlıklı olduğunu,bu durumun doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının salt kendine ait işyerinde çalışmak amacıyla rapor aldığı hususunun davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, fesih konusu edilen dönem öncesinde davacının rapor almayı alışkanlık haline getirdiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamayıp fesih nedeni olarak gösterilen hususların 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-e maddesinde belirtilen doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesidir.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı işyerinde 27.09.2000-13.06.2013 tarihleri arasında montaj operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 04.06.2013 tarihli fesih bildirimi ile işçinin 21.05.2013-02.06.2013 tarihleri arasında raporlu olmasına rağmen 21 Mayıs 2013 günü fabrikada çiğ köfte getirerek sattığı, 30 ve 31 Mayıs 2013 tarihlerinde işçinin kendisine ait olan çiğ köfte işyerinde işçinin bizzat bulunup çiğ köfte satışı yaptığından bahisle 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı işçinin kendisine ait işyeri açtığı, raporlu olduğu dönemde bu işyerinde çalıştığı ve davalı işyerine de çiğ köfte getirerek sattığı tanık beyanı ile dosyada mevcut ayrıntılı ve tutarlı yazılı ifadelerle ve tutanaklarla sabittir. İşçinin eylemlerinin işverende meydana getirdiği etki gözönüne alındığında işverenden iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden iş sözleşmesinin feshinin haklı sebep ağırlığında kabul edilmese dahi geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/14145, K. 2014/22341, 10 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama