KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/14744 E., 2014/18014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 4. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 27/03/2014
- Numarası
- 2013/400-2014/207
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin mesai saatleri içerisinde başka bir firmanın daha işleri ile ilgilendiği gerekçesiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispat yükü üzerinde olan davalının davacının eşine ait başka bir işte çalıştığına dair herhangi bir delil sunmadığı, işvereninin güvenini kötüye kullandığını ispatlayamadığı, feshin ölçülülük ilkesine ve son çare olması ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 20.01.2010-16.09.2013 tarihleri arasında ilaç mümessili olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 20.01.2010 tarihli fesih bildirimi ile taraflarca kararlaştırılan sözleşmede işçinin işvereninin yazılı iznini almadan iş saatleri içinde veya dışında başka bir işte çalışamayacağının düzenlendiği, buna rağmen davacının başka bir işte çalıştığı, bu davranışının işvereninin güvenini kötüye kullanarak doğruluk ve bağlılığa uymadığı gerekçesiyle haklı sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının dosya içinde bulunan bilgi ve belgelerden işini kısmen de olsa aksattığı, eşinin çalıştığı başka işyeri ile ilgili bazı iş takiplerinde bulunduğu, bu hususun haklı sebep ağırlığında olmasa bile taraflar arasındaki güven ilişkisini zedeleyici tarzda geçerli sebeple fesih sebebi oluşturduğu, bu aşamadan sonra davalıdan davacı işçi ile çalışmasının beklenemeyeceği gözetildiğinde feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/14744, K. 2014/18014, 19 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama