KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/16348 E., 2014/21235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2014
- Mahkemesi
- İzmir 1. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 10/04/2014
- Numarası
- 2012/496-2014/285
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren iş sözleşmesinin davacının üstüne sataşması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece fesih nedeni olarak gösterilen ve davacının iş arkadaşına söylediği belirtilen sözlerin iş sözleşmesinin sürdürülmesini zedeleyecek derecede ağır olmadığı ve fesih yaptırımını gerektirmediği belirtilerek ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, mesai saatinin bitimine az bir süre kala tanık Ö.. G..'in yanına giderek bu işçiyi oyaladığı, bunun üzerine çalışılan yerdeki bölüm sorumlusu Z.. Ş..'in davacıyı uyarması üzerine davacının bu kişiye “bana karışamazsın artistlik yapma” şeklinde sözler sarfettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışlarının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-d maddesi anlamında haklı sebep teşkil etmeyeceği anlaşılmakta ise de, eylemlerin işin yürütülmesini engelleyici, işyerindeki huzur ve düzeni bozucu nitelikte olduğu gözetilerek, davalı için iş akdinin geçerli nedenle fesih sebebi oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Mahkemenin aksi yöndeki kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/16348, K. 2014/21235, 2 Temmuz 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama