KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/17504 E., 2014/24587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 04/10/2013
- Numarası
- 2013/69-2013/822
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli bir neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin performans düşüklüğü ve personele baskıcı tutumda bulunması nedeniyle geçerli sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davacının işten çıkartılmasından kısa süre sonra başka yerde işe başlaması hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. Maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorunadır.
Yetersizlikten kaynaklanan nedenler; işçinin ortalama benzer işi görenlere göre daha az verimli çalışması, gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması, işe yatkın olmaması, öğrenme ve kendisini geliştirme konusunda yetersiz kalması, sık sık hastalanması, çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa yakalanması ve uyum yeterliliğinin azalması gibi işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen sebeplerdir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 19.maddesinin ikinci fıkrasına göre belirsiz süreli iş sözleşmesi, işçinin davranışı veya yetersizliği ile ilgili bir nedenle feshedilmeden önce hakkındaki iddialara karşı savunma fırsat verilmelidir. İşçinin zihinsel veya bedensel yetersizliği, arkadaşları veya amirleri ile sıkça ve gereksiz yere tartışmaya girişmiş olması gibi durumlarda savunmasının alınması işverenden beklenemez. Keza, İş Kanununun 25. maddesinin (II) numaralı bendi şartları gerçekleşmiş ise, işveren buna göre bildirimsiz fesih hakkını kullanırken savunma alma zorunluluğu söz konusu olmayacaktır.
Somut olayda; davalı işveren işyerinde 10.03.1999-04.01.2013 tarihleri arasında şube müdürü olarak çalışmış olan davacının iş sözleşmesinin, performans düşüklüğü ve personele baskıcı tutumda bulunması gerekçe gösterilerek feshedildiği, ancak fesihten önce savunmasının alınmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece davacının fesihten kısa süre sonra başka yerde işe başlaması hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmişse de, işe iade davası açıldığında fesih tarihi itibari ile değerlendirme yapılması ve feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının tespiti gerekir. İşe iade davası açıldıktan sonra başka yerde işe başlanılması, işe iade davasının görülmesine engel teşkil etmez.
Davacının iş sözleşmesi performans düşüklüğü ve olumsuz davranışları gerekçe gösterilerek feshedilmiş olup, gerek feshin geçerli nedene dayandığının ispatlanamamış olması ve gerekse fesihten önce davacının savunmasının alınmamış olması sebebiyle işverence yapılan fesih geçersiz olduğundan, davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/17504, K. 2014/24587, 22 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama