KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/20149 E., 2014/24772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Ankara 19. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 07/05/2014
- Numarası
- 2012/915-2014/466
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin Rusya, Malezya, Özbekistan, Arabistan şantiyelerinde çalıştığını, iş bitimi verilerek iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin resmi bayramlarda ve dini bayramların ilk günü hariç diğer günlerinde çalıştığını, fazla mesai, hafta sonu ve bayram çalışması yapmış olmasına rağmen çalışmalarının karşılığının ödenmediğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin , fazla mesai , hafta tatili, genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacının Arabistan çalışmalarından sorumlu tutulamayacağını, davacının iş sözleşmesi imzaladığı Arap sermayeli G.. Al M.. A.. Ltd. nezdinde çalıştığı dönemde müvekkili şirket nezdinde hiç çalışmadığını ve müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının tüm alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı işçinin davalıya ait yurt dışı işyerlerinde çalıştığı ve iş bitimi sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesi ile alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının yaptığı ödemeler mahsup edilmek suretiyle hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının kabulüne, yıllık ücretli izin, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının reddine karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Taraflar arasında kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davalının dosyaya ibraz ettiği 30.06.1993-21.10.1994 dönemine ait kıdem ihbar tazminatı bordrosu davacının imzasının bulunmadığı gerekçesi ile değerlendirilmemiştir. Uygulamada işin niteliğine gereği işçinin banka hesabına ödemeler yapıldığını bilinmektedir. Davalı tarafından bu döneme ilişkin ödemenin davacının bildirilen banka hesabına yatırıldığı savunulmuş ve yargılama sırasında sözkonusu banka kayıtlarının mahkemece getirtilmesinin talep edilmiştir. Mahkemece imzasız bordro ile tahakkuk ettirilen alacakların karşılığının bankaya yatırılıp yatırılmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/20149, K. 2014/24772, 22 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama