KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/21681 E., 2015/11013 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı asıl işveren belediye iş yerinde, alt işveren şirket işçisi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... Belediyesi vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışma yapıldığının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerinin anlatımlarına değer verilemez. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de, anılan çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda davacının, davalı asıl işveren belediyenin zabıta müdürlüğü biriminde, alt işveren şirket bünyesinde şoför olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacının kural olarak haftanın altı günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığı, haftanın iki günü çalışmasının saat 21:00'ye kadar uzadığı kabul edilerek fazla çalışma ücretinin hesaplandığı bilirkişi raporuna itibar edilmiştir.
Ancak, dosya kapsamına göre, iş yerindeki çalışma sisteminin, saat 18:00'den sonra yapılan çalışmaların ayrı bir vardiya çalışması mı yoksa ilk çalışmanın devamı niteliğinde gerçekleşen bir çalışma mı olduğu, saat 18:00'den sonra yapılan çalışmaların sadece yılın belli aylarında mı gerçekleştiği hususları netleştirilmemiştir.
Davacı şahidi, kural olarak 08:00/08:30-17:30/18:00 saatleri arasında çalışıldığını, haftada bir ya da iki gün seyyar satıcıların toplanması faaliyetinin yürütüldüğü gece işine çıkıldığını; mesai sonrası gece 24:00-01:00'e kadar çalıştıklarını; ramazan ayında iki vardiyalı çalışma yapıldığını bildirmiştir.
Davalı şahidi ise, iş yerinde yazın 08:30-18:00 ve gece 17:00-01:00 kışın ise 08:00-17:30 ve 16:00-24:00 saatlerinde arasında olmak üzere iki vardiyalı bir çalışma sisteminin bulunduğunu beyan etmiştir. Diğer taraftan dosyaya, bir kısım tarihlere ilişkin, çalışma saatlerinin ve çalışacak işçilerin gösterildiği görev listeleri sunulmuştur. Sunulan bir kısım görev listelerinin ise saat belirtilmeksizin “gece görev listesi” başlığıyla düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Söz konusu iş yeri kayıtları, mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/21681, K. 2015/11013, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama