KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/22016 E., 2014/25438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Kayseri 3. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 15/07/2014
- Numarası
- 2014/71-2014/515
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı İsteminin Özeti:
Müvekkilinin davalı işyerinde 18.11.1997- 12.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, müvekkiline herhangi bir ödemede bulunulmadığını, 17,18,19,20 dönem toplu iş sözleşmelerden doğan zamlarında ücretlerine yansıtılmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; kıdem tazminatı; ihbar tazminatı; ücret ve ikramiye farkı alacaklarının doğdukları dönemden itibaren en yüksek işletme faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkil şirkette uygulanan toplu iş sözleşmesine göre düzenleme yapıldığı ve yapılan düzenleme neticesinde davalıya tüm alacaklarının ödendiğini, davalının her hangi bir alacağının kalmadığını ve davacının geçmiş yıllara ait doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacakları banka kanalı ile veya makbuz karşılığı ödendiğini ve alacaklarının zaman aşımına uğradığını bu sebeple davanın reddini talep etmiştir
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak bozma kararına uyulup davacının üyesi olduğu sendika ile işveren arasında yapılan protokolün geçerli olduğu ve davacının talep ettiği alacaklarının kısmen bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Daire tarafından daha önce verilen bozma kararında “…Ancak dosyada yer alan bilirkişi raporu açık olmadığı gibi denetime elverişli de değildir. Bilirkişi raporunun tarafların iddia ve savunmalarını karşılayacak nitelikte, açık ve denetime elverişli olması gereklidir. Bilirkişi raporunda ulaşılan sonuca nasıl ulaşıldığı açıklanmalı ve gerek taraflarca gerekse yargı makamlarınca anlaşılabilmeli ve sağlaması yapılabilmelidir. Mahkemece öncelikle davacının uyuşmazlık konusu olan döneme ilişkin tüm bordroları dosya kapsamına dahil edilmeli, bundan sonra alanında uzman olan üçlü bilirkişi heyetinden ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonuca gidilmelidir. Bunun yapılmayarak eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilanında belirtildiği gibi alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyetten rapor alınmayarak aynı bilirkişiden açıklama almakla yetinildiği gibi uyuşmazlık konusu döneme ilişkin bordrolar bilirkişice incelenmeden söz konusu açıklamanın yapıldığı görülmektedir. Görüldüğü gibi bozma kararının gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/22016, K. 2014/25438, 24 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama