KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/22634 E., 2014/25732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Adana 5. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 12/06/2014
- Numarası
- 2012/184-2014/468
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde çalışırken 11.01.2010 tarihinde işverenin iş kanunu hükümlerine aykırı olarak davacının iş sözleşlmesini feshettiğini işe son vermenin tamamen keyfi ve politik bir takım sebeplerden kaynaklandığı bu sebeple feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, feshe konu ihtarname tebliğ edilmeden tebliğ ile ilgili tüm bilgilere davalı işverenin sahip olduğu ve buna istinaden fesih işleminin yapıldığı, ihtarnamenin 13.01.2010 tarihinde tebliğ edildiği, iş iş sözleşmesi fesih yazısının 11.01.2010 olduğu ve davacının 12.01.2010 tarihli el yazısı ile yazdığı ibranamede haklarının ödendiği, işverence davacıya fazladan bir ödemenin yapılmadığı, ödeme miktarı da dikkate alındığında davacının hür iradesi ile özellikle tarihlerdeki uyuşmazlıklar dikkate alındığında imzalamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacının 08.01.2010 tarihinde noterden gönderdiği yazı ile “Gördüğüm luzum üzerine ihbar ve kıdem tazminatımın ödenmesi şartı ile sözleşmemin fesih edilmesini talep ediyorum" şeklinde ifade ettiği, talebi üzerine iş sözleşmesinin sona erdiği sabittir. İş sözleşmesi davacının talebi doğrultusunda feshedilmiş olup, davacının iradesinin fesada uğratıldığını ispatlayamaması sebebiyle istemin reddi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/22634, K. 2014/25732, 25 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama