KÜNYE
22. Hukuk Dairesi 2014/2412 E., 2014/2616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Ankara 12. İş Mahkemesi
- Tarihi
- 26/11/2013
- Numarası
- 2013/471-2013/1047
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının proje bazında başmühendis olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, hizmetine ihtiyaç kalmaması sebebiyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davacının projeye bağlı olarak üst üste belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştığı, işe iade hakkının ise beliris zsüreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilere tanındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 19.08.2002-05.03.2013 tarihleri arasında başmühendis olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 04.03.2013 tarihli fesih bildirimi ile davacı tarafından alınan hizmete ihtiyaç kalmadığı, şirket içerisinde diğer bölümlerde kendisine uygun bir kadro bulunamadığı gerekçesiyle feshedildiği, davacının belirli süreli iş sözleşmesi ile işe başladığı, ancak çalışma süresi ve yaptığı iş göz önüne alındığında davacının belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığının kabulü gerektiği, iş sözleşmesinin fesih sebebinin açık olarak belirtilmediği, davacıya ihtiyaç kalmaması durumunun tek başına geçerli sebep olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/2412, K. 2014/2616, 17 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama